|
|
ALFRED EISENSTAEDT
Ray Zone
Çeviri: Burcu Bilgin
Eğer, 20. yüzyılda ''gerçek ve dürüst
fotoğrafın'' bir ustası varsa o kesinlikle Alfred Eisenstaedt'tır.
''Foto muhabirliğin babası'' olarak nitelendirilen Eisenstaedt, anı en iyi şekilde
görüntülemek için teknikler geliştirdi.
1898'de dünyaya gelen Eisenstaedt, gençliğinde fotoğrafa merak sardı. 14 yaşındayken
armağan edilen ilk fotoğraf makinesi, Eastman Kodak marka katlanır modeliydi ve onunla fotoğraf
çekmeye başladı.
Yıl 1927... Eisenstaedt, ilk fotoğrafını sattı. Foto muhabirliği mesleği, o günlerde
henüz emekleme çağındaki bir bebekti... Eisenstaedt, serbest muhabirlik kariyerine Pasific and
Atlantic Photography'nin Berlin'deki bürosunda 1928 yılında başladı. Bu ofis, 1931'de
Associated Press tarafından satın alındı.
Eisenstaedt, meslekteki ilk günleri için, ''Foto muhabirliği henüz
yeni başlamıştı ve ben fotoğrafçılık hakkında çok az şey biliyordum. Bu bir serüvendi'' yorumunu
yaparken bu alandaki gelişmeler de sürüyordu. Ağır, hantal ekipmanlar ve tripotlar ile dökme
cam negatifler kullanılırken, Eisenstaedt yazar, müzisyen ve kraliyet ailesinin pekçok
fotoğrafını çekti.
Ustanın ünlü bir fotoğrafı da 1932'de Grand Otel'de çektiği, buz pateni sahasındaki bir garsonu
anlatan çalışmasıydı. ''Harika bir fotoğraf çektim'' diyen Eisenstaedt, şöyle yazmıştı:
''Buzda kayan şef garson... Buz pateni sahasına bir sandalye koydum ve garsona bununla kayıp
kayamayacağını sordum. Miroflex marka fotoğraf makinemle sandalyeye odaklandım ve fotoğrafı
çektim.''
Başka bir ünlü ''Eisenstaedt fotoğrafı'' da meşhur La Scala Operası'nda 1934'te çekildi.
Eisenstaedt, mekanda imajını ön plana çıkaracak detaylar arıyordu. Büyük usta, bunu da,
''birdenbire sosyeteden güzel bir kız gördüm. Boş bir locanın karşısında oturuyordu. Bu locadan
bir fotoğraf çektim, ön planda kız vardı. Yıllar, yıllar sonra bu, benim ödüllü fotoğraflarımdan
birisi oldu. Eğer, bu karede kız olmasaydı, yıllarca hatırlanacak bu fotoğrafı çekemezdim''
cümleleriyle anlatır.
1935'te Eisenstaedt Rolleiflex marka bir makine edindi ve aynı yıl Amerika'ya göç etti. Bir
yıl sonra ünlü Life Dergisi'nin kadrolu foto muhabirlerinden birisi oldu. İşte, O, şimdi
gerçek fotoğrafın ustasıydı.
2 1/4 Rolleiflex makine kullanırdı. 1944 yılında eşleri ve sevgililerine veda eden
Amerikalı askerleri Life dergisi için fotoğrafladığını anlatırken de, makinesini ''Çünkü, bu
makineyi gözünüze kadar kaldırmadan tutabiliyorsunuz. Askerler, böylece benim fotoğraflarını
çektiğimi anlayamadılar'' diye övmüştü.
Bu işin sırrı da, onun şu cümlelerinde saklıydı: ''Heykel gibi hareketsiz durdum. Benim
deklanşöre bastığımı da görmediler. İşte, benim fotoğrafçılık anlayışım bu, dikkati
çekmemek ve kalabalığa karışmak''...
-TARİHE GEÇEN FOTOĞRAF...
Times Square Meydanı, 15 Ağustos 1945... Onun en ünlü fotoğrafına fırsat veren gün...
''Bir denizci gördüm, gözüne kestirdiği her kadına sarılıyordu. Bir büyükanne olmasına
aldırmadan, yaşlı, şişman, zayıf ayırt etmeden... Leica makinemle onun önüne geçtim ve aynı
zamanda da omzumun arkasından gözlüyordum. Sonra aniden bir şimşek çaktı, beyazlı birine
sarılmıştı. Hemen döndüm ve denizciyi hemşireyi öperken çektim.''
Eisenstaedt, onun adını altın harflerle tarihe yazdıracak bu fotoğrafı çekmekten dolayı çok
mutluydu: ''İnsanlar bana dedi ki; sen cennete gittiğinde biz bu fotoğrafı hatırlayacağız''...
Bir fotoğrafçı, işini en iyi şekilde yapan bir profesyonel, o işte buydu. Her zaman küçük
ekipmanı olan bir amatör gibi davrandı. Ve sonuçta biz onun bu anlık görüntüleriyle asırlık
görsel zevke ulaştık.
Eisenstaedt'ın 1951'deki okulda öğrenim gören bir davulcuyu anlatan fotoğrafı da belli
başlı bir örnektir. Bu kareyi, ''Hatırlanmayı ümit ettiğim bir başka fotoğraf'' diye nitelendiren
büyük usta, o günü de şöyle anlattı:
''Galiba, Michigan Üniversitesi'nde davul üzerine öğrenim görüyordu. Sabah erken saatlerdi,
onun peşinden koşan küçük bir oğlan gördüm ve okuldaki bütün çocuklar da onların arkasından
gidiyordu. Ben de peşlerinden koştum. Hiç beklenmedik, spontane bir fotoğraftı.''
Eisenstaedt, ilk kişisel sergisini 1954'te New York'ta George Eastman House'daki
Uluslararası Fotoğraf Müzesi'nde açtı. Bunu pekçok sergi izledi ve sayısız ödüle kavuştu.
Beyaz Saray'da 1989 yılında ABD Başkanı George Bush'un elinden aldığı ''Ulusal Sanat
Madalyası'' da bunların arasındaydı.
''Fotoğrafın babası'', 25 Ağustos 1995'te 96 yaşındayken hayata veda etti. Fotoğraf yaşamı
boyunca tam 86 kez Life dergisinin kapak fotoğraflarına imza attı. Tarihe damgasını
vuran birçok ünlü ismin (John F. Kennedy, Albert Einstein, Marilyn Monroe, Winston Churchill, Hitler, Mussolini...)
"dünya klasiği" fotoğraflarının altında da O'nun imzası vardı.
Eisenstaedt'ın başarısı ve dehasının sırrı, alçakgönüllüğü ve insanlığındadır. Onu şu
sözleriyle daha iyi anlayabiliriz:
''Benim stilim 60 yıl boyunca hiç değişmedi. Ben, biraz diplomat, biraz da
fotoğrafçı olmak zorundayım. İnsanlar çoğu zaman beni ciddiye almadılar, çünkü çok az
ekipman taşıdım ve gereksiz telaşe yapmadım.
1949'da evlendiğim zaman karım bana sordu; 'senin gerçek fotoğraf makinen nerede? Asla
bir sürü ekipman taşımadım. Hayattaki düsturum şu oldu: 'sadeliği koru'...
EISENSTAEDT HAKKINDA BİR KAÇ NOT...
*****Sophia Loren, Eisenstaedt'ın gözde modeliydi. Loren'in giydiği seksi kıyafetle Life
dergisinin kapağında yer aldığı fotoğrafı nedeniyle (sağda) bazı okuyucular, aboneliklerini iptal
ettirdi.
*****Ne kadar ünlü veya huysuz bir kişiyle çalışırsa çalışsın ünlü usta, onları rahatlatmasını
ve yumuşamasını sağlardı. Hatta editörü Wilson Hicks, 1938'de Eisenstaedt'a, ''Alfred, seni
Hollywood'a gönderiyorum. Korkma, eğer onlar kraliçeyse sen de kendi mesleğinin kralısın''
demişti. Bunu hiç unutmayan fotoğrafın ''duayeni'', işinde çok başarılı oldu.
*****Sergilerinin açılışlarında yanına gelen genç foto muhabirleriyle söyleşmeyi de seven
Eisenstaedt, her zaman mütevazı davranırdı. Bu konuda ''Genç fotoğrafçılar geliyor, ama asıl
ben onlara sorular soruyorum. Çünkü, onlar modern makineler hakkında benden çok daha fazla
şeyler biliyor'' yorumunu yapan Eisenstaedt, deneyimlerini de gençlerle paylaşmayı severdi.
ALFRED EISENSTAEDT HAKKINDAKİ WEB SİTELERİ
LIFE
The Digital Journalist
Gallery M
|
|
|
|