ANA SAYFA YAP
FAVORİLERE EKLE
Bugün,
 
 











STEFAN LORANT: "Fotoğrafta poz verilmemeli; kamera, eğitimli bir gazetecinin, çağdaş olayları olduğu gibi kaydeden not defteri gibi olmalı; insanlar görünmek istedikleri gibi değil, gerçekte oldukları gibi fotoğraflanmalı, foto röportaj, salt küçük sosyal klikleri değil, her türden kadın ve erkeği konu almalı; günlük yaşam, gerçekçi, sıkıcı olmayan bir şekilde yansıtılmalı." Bu sözler, adı basın fotoğrafçılığı tarihine altın harflerle yazılan bir editöre, Stefan Lorant'a ait. Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Merter Oral'ın kaleminden Stefan Lorant'ı okumak için başlığa tıklayınız.

******************


JAMES NACHTWEY: James Nachtwey günümüz basın fotoğrafçılığının efsane isimleri arasında yer alıyor. Altı kere Yılın Dergi Fotoğrafçısı ödülünü, dört kere Robert Capa Altın Madalyasını, iki kere World Press Photo ödülünü, iki kere Leica ödülünü, iki kere Denizaşırı Basın Klübü yabancı bir ülkede çekilmiş en iyi haber fotoğrafı ödülünü, Canon Fotoğraf Deneme ödülünü, Eugene Smith ödülünü, Bayeaux Savaş Muhabirleri ödülünü, Sprague ödülünü (Ulusal Basın Fotoğrafçıları Derneği tarafından verilen en büyük ödül) ve kısa bir süre önce de 2000 Alfred Eisenstaedt Dergi Fotoğrafçılığı ödülüne layık görülen Nachtwey'in yaşam öyküsü ve kendisiye yapılan detaylı bir röportajı okumak için başlığa tıklayınız.

******************


ANDRE KERTESZ: Andre Kertesz dünyanın en önemli fotoğrafçıları arasında sayılır. Yetmiş yılı aşkın süren fotoğraf kariyeri boyunca özellikle küçük formatlı kameralar kullanarak, iddiasız bir üslupla günlük yaşama ilişkin fotoğraflar çekmiştir. 18 yaşındayken kendi gündelik yaşamının görsel kaydını tutma merakının doğurduğu biçimsel üslubunu sonraki yıllara da taşımıştır.

******************


BRASSAI: Brassai, Paris'li olmayan birçok kişinin, Paris hakkındaki fikirlerini şekillendiren fotoğrafların fotoğrafçısı olarak bilinir. O'nun en bilinen çalışmaları, 1930' ların Paris'inin gece manzaraları, mimarisi, cafe ve bar insanları ve şehri gece yaşatan işçilerinin fotoğraflarıdır.

******************


HENRI CARTIER BRESSON: Bir foto muhabiri olarak Bresson, oluşturduğu görüntülerde, gördüğü şey hakkında, ne düşündüğünü ve ne hissettiğini keskin bir biçimde ifade etme ihtiyacı duymuştur. Bu yüzden fotoğrafları sıklıkla inceliklidir ve kolay anlaşılırdır, nadiren karmaşıktır. Basın fotoğrafçılığına derin bir saygısı vardır ve hikayelerini tek bir etkileyici fotoğrafta anlatma eğilimindedir.

******************


ROBERT CAPA : ‘‘Fotoğrafınız yeterince iyi değilse, olaya yeterince yakın değilsiniz demektir’’ anlayışıyla, yıllarca üç kıtada beş savaş ve yaklaşık 50 çatışmanın tam ortasındaydı. İspanya'da, Japonya'nın Çin'i işgalinde, İkinci Dünya ve ilk Arap-İsrail savaşında, Fransızlar ve Vietnamlılar'ın çarpışmalarında, Kuzey Afrika'daki, Nepal'deki vuruşmalarda hep onun objektifi vardı.

******************


ALFRED EISENSTAEDT: Eğer, 20. yüzyılda ''gerçek ve dürüst fotoğrafın'' bir ustası varsa o kesinlikle Alfred Eisenstaedt'tır. Tarihe damgasını vuran birçok ünlü ismin (John F. Kennedy, Albert Einstein, Marilyn Monroe, Winston Churchill, Hitler, Mussolini...) "dünya klasiği" fotoğraflarının altında da O'nun imzası vardı.

******************


MATHEW BRADY: Kurduğu 15 kişilik fotoğrafçı ekibi ile Amerikan İç Savaşı'nı binlerce kare ile belgeledi. Brady, savaş sonrası bir süre kendisini toparlayamadı. Amerikan halkı sona eren bir savaşın kanlı görüntülerini görmek bile istemiyordu ! "Finansal risk" üzerine oynadığı kumarı kaybetmişti.

******************