|
|
CANON EOS 5D : 12.8 milyon pixel
Canon, 12.8 megapiksellik EOS 5D'yi tanıttı. EOS 5D
"full frame" hafif CMOS sensörü ve kompakt magnezyum alaşımlı gövdesiyle yeni
bir D-SLR kategorisi oluşturuyor. Ağırlığı 810 gram olan EOS 5D, ikinci
jenerasyon 35.8 x 23.9 mm CMOS sensör, 3 kare/saniye çekim hızı, 60 büyük JPEG
çekebilme özelliği ve 0.2 saniye başlangıç zamanına sahip. Bir karesi 35mm
filme eşdeğer olan, 35.8 x 23.9 mm CMOS sensör fotoğrafçıya büyütme veya kesme
yapmadan tam bir görüş açısı sağlıyor. Derinlik alanı üzerinde daha fazla
kontrol sağlıyor ve daha fazla pikselle daha çok ışık yakalayarak görüntü
kalitesini artırıyor. EOS 5D'nin ABD satış fiyatı 3.300 Dolar civarında.
Temel Özellikler
Canon EOS-1D profesyonel kamera serisi gibi EOS 5D de DIGIC II görüntü
işlemcisine sahip.
Ek olarak "Picture Style" ön ayarları, yeni yüksek çözünürlükte 2.5" LCD
ekran, 6 yardımcı AF noktasıyla birlikte 9-noktalı otomatik odak özellikleri
sıralanabilir. Ayrıca "Wireless File Transmitter" (WFT-E1) uyumlu EOS 5D'de
bulunan özel ayar moduyla kullanıcılar kendi istedikleri ayarları kameraya
kaydedebiliyor. Bunun dışında hızlı aktarım için USB 2.0 ve 1/8000 - 30 saniye
enstantane hızı bulunuyor.
CMOS Farkı
Canon'un 5 senedir kullandığı CMOS sensörler, geniş ISO hızı aralığı ve
parazit önleyici özelliğiyle temiz ve yüksek kaliteli resimler çekmeyi vaad
ediyor. 8.2 ?m pikseller gölgeli, orta tonlu ve yüksek ışıklı alanlarda yüksek
performans sergiliyor.
Geliştirilmiş Kamera Kontrolü
Yeni "Picture Style" ayarları resim kalitesi üzerindeki kontrolü
kolaylaştırıyor. Yapılacak her ayarla fotoğrafçı, resim üzerindeki keskinlik,
contrast, renk tonu ve doygunluk ayarlarını kontol altına alabiliyor. "Picture
Style" ayarları:
·
Standart
·
Portre
·
Manzara
·
Neutral (Doğal)
·
Faithful
·
Monochrome (Tek Renk)
Ayrıca
kullanıcının kendi yarattığı ayarları kaydedebileceği 3 ek giriş de mevcut.
Yeni LCD Ekran
EOS 5D 2.5" 230K piksel LCD ekranıyla dikey ve yatay 170 derecelik görüş
açısına sahip.
Otomatik Odak
Yeni geliştirilen 9-noktalı otomatik odak sisteminin içinde 6 adet görünmez AF
yardımcı noktası bulunuyor. Bunlar AI SERVO AF modunda seçilen merkez odak
noktasını etkileyerek kameranın odak performansını artırıyor.
Ergonomik tasarım
Ergonomik tasarımlı kompakt gövdenin ölçüleri 152 x 113 x 75 mm ve sadece
810g.
Yeni bir özellik olarak, mod kadranına C (kamera ayarları) seçeneği eklendi.
Bu seçenek ile kameranın var olan ayarları kaydediliyor. Daha sonra fotoğrafçı
çekim modlarından (M, Av, Tv, P veya Bulb) birine girerek, bu mod ayarlarını
istediği gibi değiştirebiliyor ve böylece sayısal ayarları değiştirmeye gerek
duymadan mod kadranı üzerinde iki çekim seçeneğine sahip oluyor.
Bağlantı
Opsiyonel "Wireless File Transmitter" (WFT-E1) ile kabloya gerek duymadan
sadece birkaç saniye içinde kaydedilen resimleri bilgisayara aktarmak mümkün .
USB 2.0 Hi-Speed arabirimiyle de resim aktarımı hızlı bir şekilde
yapılabiliyor. EOS 5D'de ayrıca resimleri TV ekranında izlemek için bir video
çıkışı ve direkt baskı için PictBridge desteği mevcut. Ek olarak kapasiteyi
2GB'a çıkaran iki ayrı kart girişi bulunuyor.
Uyumluluk ve Aksesuarlar
EOS 5D Canon EF lenslerle uyumlu. Bu da fotoğrafçıya odak uzunluğu, 14 ile 600
mm arasında değişen seçenekler sunuyor.
Kamera Canon EF 24-105mm f/4L IS USM (hafif, görüntü sabitleyici özelliği
olan) lens ile mükemmel performans sağlıyor. Bu lens EF17-40mm f/4L USM ve
EF70-200mm f/4L USM'den oluşan Canon f/4L serisini tamamlıyor.
EX serisi flaşlar ve diğer EOS aksesuarlarıyla da kullanılabilen EOS 5D
kullanıcıya esnek bir kamera sistemi sunuyor.
Yeni Yazılım
EOS 5D EOS Dijital Sürücü CD'si v11 ile desteleniyor. CD'nin içinde yeni
eklenen, Canon's Digital Photo Professional (DPP) RAW işlemci yazılım (v. 2.0)
bulunuyor.
Nikon D200 modelini
tanıttı
Dijital fotoğraf makinası
piyasasındaki kıyasıya rekabet, ünlü fotoğraf firmalarını sürekli yeni
özellikler eklenen modellerle pazar payını elinde tutmaya ya da genişletmeye
zorluyor. Nikon firmasının son ürünü d200'de bu çerçevede piyasadaki yerini
alıyor.
En belirgin özellik olarak pixel
sayısı (10.2 milyon) göze çarpan Nikon D200'ün teknik özellikleri ise
şöyle:
Kamera Tipi : DSLR
Etkin Piksel (Megapiksel) : 10.2
Görüntü Algılayıcı : 23.6 x 15.8mm RGB CCD, 10.92 milyon
toplam piksel
Görüntü Boyutu(piksel) : Tam kare: L (3872 x 2592) / M (2896
x 1944) / S (1936x 1296)
Hassaslık : ISO eşdeğeri 100 -1600 içinde 1/3 basamaklı, 1/2
veya 1 EV ile, ilave olarak 1 EV 1600 üzerinde
Depolama Sistemi : NEF (12-bit sıkıştırılmamış veya
sıkıştırılmış RAW), JPEG (JPEG uyumlu)
Depolama Birimi :
Compact Flash Tip I, Compact Flash Tip II ve Microdrive
Çekim Modu : 1. Tek kare çekim [S] mod 2. Sürekli yüksek
çekim [CH] mod: Tam kare; Saniyede 5 kare (fps) 3. Sürekli yavaş çekim [CL]
mod: Tam kare; saniyede 1- 4 kare (fps) (menü seçimli), 4. Zaman ayarlı mod,
5. Ayna kilit modu
Beyaz Ayarı : Otomatik (TTL beyaz ayarı 1005 piksel RGB
sensör ile), 6 manuel mod ince ayar ile, renk ısı ayarı, belirlenmiş beyaz
ayarı, beyaz ayarı çıkışı münkün (2 - 9kare içinde arttırma 1,2, veya 3)
LCD Monitör Boyutu : 2.5
LCD Monitör : 2.5-in., 230000-nokta, düşük sıcaklık
polysilicon TFT LCD paraklık ayarlı
İzleme Fonksiyonu : 1. Tam kare, 2. Küçük resimler (4/9
basamak), 3. Zoom, 4. Slayt gösterisi, 5. RGB Histogram göstergesi, 6. Çekim
bilgisi, 7. Detay görüntüleme, 8. Otomatik görüntü dönüşü
Silme Fonksiyonu : 1. Kart format 2. Tüm fotoğrafların
silinmesi 3.Silinecek fotoğrafın silinmesi
I/O terminali : NTSC veya PAL (mönüden seçimli)
Arayüz : USB 2.0 (Yüksek hız) (Mini-B konektör); yığın
depolama ve PTP bağlantısı; FTP dosya transferi ve PTP/IP kamera kontrol/Opsiyonel
Kablosuz aktarıcı ile WT-3(IEEE 802.11b/g)dosya transferi mümkün; CF Kart Tip
II
Görüntü Açısı : 35mm [135] format eşdeğeri yaklaşık 1.5 kez
lens odak uzaklığı
Vizör Tipi : Optik
Vizör : Sabit göz hizasında ayna tipi Penta-Dach;dahili
parlaklık ayarı (-2.0 +1.0 m(-1))
Bakış Noktası : 19.5mm (-1.0m(-1))
Odalama Ekranı : Net alan ve isteğe bağlı rehber çizgisi
içeren B Tipi Parlak görüşlü şefaf mat ekran Mark II
Vizör Kapsama oranı/Büyütme : Yaklaşık 95%(düşey ve yatay)/
Yaklaşık 0.94x ile 50mm lens sonsuza ayarlı ve -1.0m(-1)
Refleks Ayna : Hızlı dönüş
Lens Diyaframı : Geçici-dönüş tip, alan derinliği ön izlemeli
Otofokus : AF asist lambalı (approx.0.5m to 3.0m) Nikon Multi-CAM
1000 otofokus modülü ile, TTL faz denetimli; Denetim aralığı EV -1'den +19
Odak Modu : 1. Tek Servo (S) AF, 2. Sürekli Servo (C) AF, 3.
Manuel fokus (M); Predictive Focus Tracking automatically activated by
subject's status in (C) AF; Normal: Selectable from 11 focus area; single area
or group can be selected; Wide: focus area can be selected from 7 areas; 1.
Single Area AF, 2. Dynamic AF, 3. Group Dynamic AF, 4. Dynamic area AF with
closest subject priority
Odaklama Kilidi : Odaklama deklansöre yarım basılarak [S] AF
veya AE-L/AF-L tuşuna basılarak
Pozlama Ölçüm Sistemi : Üç modlu (TTL) ölçüm sistemi; 1. 3D
renk matrix ölçümü II (G ve D tipi lensler); renk matrix ölçüm II (diğer CPU
lensler); renk matrix ölçüm 2. Merkez Ağırlıklı :Fotoğrak karesi içindeki
dairede 6,8,10, or 13-mm dia.'ya ağırlığın %75'i verilir. 3. Nokta: Aktif
fokus alan merkezinde ölçümler 3mm dia
Pozlama Ölçüm Aralığı : 1. 3D renk matrix veya Merkez
ağırlıklı ölçüm: EV 0-20, 2.Nokta ölçüm: EV 2- 20
Pozlama Ölçüm : CPU ve AI birleşik
Pozlama Kontrolü : Esnek program ile otomatik proglama [P] ;
enstantene öncelikli otomatik [S], diyafram öncelikli otomatik [A], Manuel [M]
Otomatik Poz Kilidi : AE-L/AF-L düğmesi ile belirlenen
değerde parlama kilitleme
Otomatik Poz Basamaklama : 2-9 pozlama artışı 1,2 or 3
Maks. Perde Hızı : 1/8000
Min. Perde Hızı : 30
Perde : Elektronik kontrolü dikey perde; Hız: 30-1/8000s
basamak: 1/3, 1/2, veya 1 EV, bulb
Senkr. Bağlantısı : Sadece X bağlantısı; flaş senkronizasyonu
1/250s'e kadar.
Flaş Kontrolü : TTL: TTL flaş kontrolü 1,005 pixel RGB sensör.
Dahili flaş:i-TTL balanced fill-flash or standard i-TTL flash (spot metering
or mode dial set to [M]); SB 800,600 or SB-R200: i-TTL balanced fill-flash for
digital SLR and standard i-TTL flash for digital SLR. Auto aperture: Available
with SB-800 with CPU lens. Non-TTL auto: Available with such Speedlights as SB-800,
80DX, 28DX, 28, 27 and 22s. Range Priority manual: Available with SB-800.
Nikon D2H ve D70’lerdeki
arızayı resmi olarak kabul etti ve tamir masraflarını ücretsiz karşılayacağını
duyurdu
(26 Eylül 2005) Nikon D2H ve
D70’ler için tavsiye niteliğinde bir yayın yaptı. Yayına göre Nikon, bu iki
modelde ortaya çıkan aşağıda belirtilen arızaları onaracak ve servis
onarımının müşteriye-makinenin sahibine- hiçbir masrafı olmayacak.
Arızalı Nikon D2H’lar,
pozometrede sabitlenme, doğru değerleri verememe, sürekli aynı enstantane ve
diyaframı gösterme ve otomatik netleme yapamama sorunu ile karşılaşıyor. Bu
şikayetler, uzun süredir internet üzerindeki Nikon ağırlıklı forum sitelerinde
ve bazı gazetelerde yer alıyordu. Sonunda, Nikon bu sorunu resmi olarak kabul
etti ve müşterilerine tavsiye niteliğinde bir açıklamada bulundu.
D70’deki arıza is D2H’a oranla
biraz daha farklı. D70’e bir hafıza kartı takıldığında, hafıza kartı ışığı
yanıp sönmeye başlıyor ve fotoğraf makinesinin tüm işlemlerini kilitliyor ya
da içerisinde hafıza kartı yokken, fotoğraf makinesinin bataryası dolu
olmasına rağmen makine açılmıyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve
Avrupa’daki Nikon merkezlerine fakslanan tavsiye niteliğindeki yayınında, bu
arızaların Nikon tarafından yapılacağı ve masraflarının Nikon tarafından
karşılanacağı ifade ediliyor. Nikon USA’den yapılan açıklamada (Nikon ABD) bu
arızaları Nikon servislerince yapılan ve kendisinden ücret talep edilen
müşterilerin kendileri ile iletişim kurması belirtiliyor.
Öte yandan müşterilerinden “özür
dileyen” bu tavsiye niteliğindeki açıklamada sadece limitli sayıda fotoğraf
makinesinde bu arızanın bulunduğu ve tamire ihtiyaç duyduğu da belirtiliyor.
Kodak
siyah-beyaz kağıdı kaldırıyor...
Dünyanın önde
gelen fotoğraf firması Eastman Kodak, siyah-beyaz fotoğraf filmi üretimini
bitireceğini açıkladı...
ROCHESTER-İSTANBUL - (17 Haziran 2005) Fotoğrafçılığın temel taşı sayılan
siyah-beyaz filmler, dijital fotoğrafçılığın yaygınlaşmasıyla artık pazardan
yavaş yavaş siliniyor. Kodak’tan yapılan açıklamada, son siyah-beyaz fotoğraf
film kağıdının 2005 sonunda satışan kalkacağı, gelecek yıl başından itibaren
ise şirketin tümüyle dijital fotoğrafçılığa odaklanacağı belirtildi. Kodak’ın
siyah-beyaz film kağıdı halen Rochester ve Brezilya’daki fabrikalarında
üretiliyor.
Kodak açıklamasında, pazarda mevcut filmlerin banyosu için gerekli
kimyasalların üretiminin bir süre daha devam edeceği belirtildi. Kodak, yeni
strateji sonucunda 2007’ye kadar 15 bin kişiyi işten çıkaracak. Şirket, son
iki yıldır geleneksel fotoğrafçılık pazarında çıkarak, dijital ürünlere
yönelme stratejisi izliyordu. Bir zamanların fotoğrafçılık devi, şimdilerde
dijital kameralar, kiosklar, yazıcılar gibi dijital teknolojilerde kendine yer
edinmeye çalışıyor.
KARANLIK ODALAR BOŞALIYOR
Kodak’ın bu hamlesi ve diğer üreticilerin de geleneksel film teknolojileri ile
ilgili yatırımları sonlandırmaya başlamaları uzun vadede geleneksel filmin
sonunun geldiğinin göstergesi. Gelişmiş ülkelerde dijital fotoğraf makinesi
satışlarının geleneksel makine satışlarını geçmesi, gelecekte dijitalin pazarı
tamamen ele geçireceğinin ipuçlarını veriyor. Dijital fotoğraf makineleri
hızlı, pratik ve kesin sonuç vermesi, bilgisayar ile uyumlu olması sebebiyle
son yıllarda tercih edilir hale geldi. Ancak, depolama işlemi için bilgisayara
ihtiyaç duyması dijital fotoğrafçılığın en önemli eksilerinden biri.
‘GELENEKSEL’İN SONU YAKLAŞIYOR
Kodak açıklamasında, siyah-beyaz filme olan talebin son yıllarda ciddi bir
düşüş yaşadığını ve bunun şirketin son çeyrekte yaşadığı 142 milyon dolarlık
zararda etkili olduğu vurgulandı. Geleneksel fotoğrafçılık sektöründe küresel
bir kriz yaşanıyor; sektörün devi Ilford Imaging geçen yıl, Alman Agfa ise bu
yıl iflas bayrağını çekmişti.
Konu ile ilgili olarak Kodak Türkiye ofisinden yapılan açıklamada ise, üretimi
durdurulan söz konusu siyah-beyaz kağıtların, sipariş üzerine satılan üst
düzey pazar dilimine hitap ettiği belirtildi. Kodak Türkiye’nin de yıl sonuna
kadar satışını durdurduğu ürünler şöyle;
KODAK Professional / Digital Black & White Paper
KODAK Professional / Polymax II RC Paper
KODAK Professional / Polymax Fine Art Paper
KODAK Professional / Portra Black & White Paper
KODAK Professional / Portra Sepia Paper
35 mm filmin
çözünürlüğü nedir?
Eğer bir partide bir doktorla karsılaşırsanız, er ya da geç, birisinin hoş
olmayan sağlık problemleri hakkında doktorun fikirlerini öğrenmeye çalıştığına
şahit olursunuz.
Ayni şey avukatlar için de geçerlidir. Onlar da, sürekli, bedavaya danışmanlık
yapmak zorunda kalırlar. Araba tamircileri ise, otomobillerinden gelen tuhaf
mekanik sesin kaynağını izah edenleri uzak tutamazlar kendilerinden.
Çevremi saran bu tür insanlara sempati duyarım. (Elbette avukatlar hariç).
Birisi, eninde sonunda bir dijital fotoğraf makinesi dergisine yazdığımı
öğrenince, “ Piyasadaki en iyi fotoğraf makinesi hangisi?”, “Neden çektiğim
fotoğraflar net olmuyor?” ya da en kritiği “ Neden sen konuşurken su güzel
sarışın kız uzaklaştı?” gibi soruların bombardımanına tutarlar.
Bununla birlikte en yaygın soru “ Dijital fotoğraf makineleri filmin yerini
alacak mı?” sorusudur. Soruyu cevaplayıp, ayni zamanda sarışın kızla sohbete
girişmeye çalışırken, gayet açık olarak verdiğim cevap şudur;
Standart bir filmin testi sırasında izlenilen yol, siyah ve beyaz çizgilerden
oluşan ızgara seklini, çizgilerin biri diğerinden ayrılamaz hale gelene kadar
adım adım küçültmektir. İdeal şartlar altında, kaliteli bir 100 ASA renkli
negatif film, milimetrede yaklaşık 80 tane çizgi çiftini kaldırabilir. Bunu
bir dijital fotoğraf makinesi ile kıyaslayabilmek için, bir çizgi çiftinin bir
piksel demek olmadığını hatırlamak zorundasınız. Gerçekte, komşu iki çizgiyi
ayırt etmek için, en az iki piksele ihtiyaç duyarsınız, bu demektir ki, 100
ASA bir filmin yaklaşık olarak eşdeğeri milimetrede 160 pikseldir.
O halde, megapiksel terimleriyle yazarsak bu ne demektir? 35mm bir film karesi
36mm x 24mm, yani resim alanı 5760x3840 pikseldir. Ya da toplam olarak
söylersek 22.12 megapiksel. O halde bir film, dijital makinelerden daha iyi
bir sonuç verir diyebilir miyiz?
Tam olarak değil. İlk olarak, 35mm bir filmin bu kapasitesi yapay ve ideal
şartlar altında geçerlidir. Fotoğraf bir objektifle çekilmek zorundadır ve en
iyi objektifler bile filmin kaldırabileceği bu çözünürlüğü vermekten uzaktır.
Gerçekte zoom objektifler milimetrede 40 ya da 50 çizgi çiftinden fazlasını
kaldıramazlar. Bu demektir ki, toplam çözünürlük 2880x1920 piksele ya da 5.5
megapiksele düşüverir.
Bunları söylediğim şu an bile, bu çözünürlüğü veren dijital fotoğraf
makineleri var. Fujifilm’in FinePix 6900Z ve SI Pro’su interpole edilmiş 6
megapiksel görüntü üreten, Minolta Dimage 7 ise gerçek çözünürlük olarak 5.24
megapiksel görüntü üreten sensörlere sahipler. Pentax, 6 megapiksel
çözünürlükte sensör içeren, standart 35mm makinelerin objektifleri
kullanabilecek bir model piyasaya sürecek. Profesyoneller için, büyük bütçeler
gerektirmekle birlikte, Kodak DSC660 modeli de 6 megapiksel çözünürlükte bir
performans sunuyor.
Dijital ve filmi karşılaştırırken dikkate alınması gereken bir diğer
parametre, karedeki en parlak ve en karanlık bölgeleri ayni anda kaldırabilme
özelliğidir. Bu konu en profesyonel fotoğrafçılar için bile ciddi bir baş
ağrısı kaynağıdır. Kimyasal filmler için bu aralık genellikle oldukça
sınırlıdır. Bu ise, karenizi tam olarak doğru pozlayamayacağınız ve bir çok
bilgiyi kaybedeceğiniz anlamına gelir ki, basitçe, film görüntüyü tam
anlamıyla kaydedemiyor diyebiliriz bu durum için.
Mevcut nesil CCD’ler, klasik 35mm filmlerden çok daha geniş bir aralığa
müsaade ederler. Bu ise dijital fotoğraf makinelerinin daha kötü ışık
şartlarında bile, klasik 35mm filmlerden çok daha kullanışlı olacağı anlamına
gelir. İste bu sebeptendir ki bir çok profesyonel fotoğrafçı artık dijitale
kaymaktadır.
Şimdi, bizim güzel sarışın kız nerede? Yoksa avukatla birlikte mi gitti?
Clifford Smith
Digital Photography Made Easy, Paragon Publishing Ltd.
Çeviren : Muharrem Çakmak / Mayıs 2004 / Karlsruhe
KODAK, SONY'YE PATENT
DAVASI AÇTI
Kodak, dijital kamera teknolojisiyle ilgili patent anlaşmazlığı nedeniyle
Japon Sony firmasını mahkemeye verdi. Kodak, Sony’nin dijital fotoğrafçılık
alanında kendisine ait olan 10 patenti ihlal ettiğini öne sürüyor. Kodak
firmasının davayı New York Federal Mahkemesi’nde açtığı öğrenildi.
Şirket, Sony firmasının, ürünlerinde, Kodak tarafından icat edilen ve resmi
sıkıştırarak dijital yoldan depolayan bir elektronik kamera yöntemini izinsiz
kullandığını savunuyor. Gerek Kodak, gerekse Sony, dijital fotoğraf makineleri
alanında öncü firmalar.
Film kullanmayan bu tür fotoğraf makineleri çektikleri resmi bilgisayar
yongası ya da hafıza kartına kaydediyorlar. Bu fotoğraflar bilgisayara
aktarıldıktan sonra makineden kolaylıkla siliniyor ve fotoğraf makineleri
yeniden kullanıma hazır hale geliyor. Kodak firmasının, Sony tarafından ihlal
edildiğini öne sürdüğü patentleri 1987-2003 yılları arasında aldığı
kaydedildi. Patentler, video çekimi, fotoğraf basımı, çekilen resimlerin
incelenmesi ve depolanması gibi alanları kapsıyor.
3 YILDIR PAZARLIK SÜRÜYORDU
Konu hakkında açıklamada bulunan Kodak firmasının sözcüsü Gerard Meuchner,
“iki firma arasındaki anlaşmazlığı çözümleyebilmek için Sony firmasıyla
yaklaşık 3 yıldır pazarlık yaptıklarını ancak uygun bir lisans anlaşması
yapmayı başaramadıklarını” ifade etti.
Sony firmasının sözcüsü ise “haklarında dava açıldığını yeni öğrendiklerini ve
yorumda bulunmayacaklarını” söylemekle yetindi. Dava çerçevesinde Kodak,
Sony’den kendi geliştirdiği teknolojiyi kullanmaktan vazgeçmesini ve parasal
tazminat ödemesini istiyor. Kodak daha önce, benzeri alanlarda Olympus ve
Sanyo firmalarıyla lisans anlaşmaları yapmıştı.
MARS'TAN GELEN DİJİTAL FOTOĞRAFLAR HAKKINDA...
N asa’nın,
Mars’taki uzay aracı Spirit, dijital fotoğraf meraklılarına yeni bir ders
çıkarıyor:
Paranızı yüksek piksellere
değil, lenslere harcayın.
3 ya
da 4 megapiksellik bir dijital fotoğraf
makinesi almaya niyetli bir kişi, Spirit’in 1 megapiksellik 270 gram
ağırlığındaki mucize dijitalini n
teknolojisini
öğrendiğinde çok şaşıracak.
Nasa görevlilerinin söylediğine göre Spirit’in fotoğrafları
IMAX kalitesindeymiş. Şimdi detaylara geçelim;
Pixel kelimesi
"picture
element" yani "resim elementi" kelimelerinin kısaltılmasıyla meydana
getirilmiştir. Bir
piksel, dijital fotoğrafı meydana getiren bilgilerin en küçüğüdür. 1 milyon
megapiksellik bir fotoğrafta, sağdan sola ve yukarıdan aşağıya eşit şeklide
dağıtılmış toplam 1 milyon piksel bulunur.
Doğal olarak da daha çok piksel daha çok çözünürlük
demektir ,
ve kaliteyi getirir. Bu genellikle, çözünürlüğün sergilendiği bir ekranda
böyledir. Fakat pikselin daha çok "sensör" olarak adlandırıldığı fotoğraf
çekme işleminde, kaliteyi etkileyen pek çok unsur vardır.
MÜKEMMELİ ARAMA
Kısaca "PanCam" olarak adlandırılan Spirit’in panoromik
kamerasının yapımında kullanılan teknoloji, aslında Casio ya da Pentax’ın
dijital kamerasında kullanılanla aynı. Fakat PanC am’ın
lensleri -stereo çekme kapasitesine sahip iki adet-
tahmin ettiğinizden çok daha donanımlı bir teknolojiye sahip, ayrıca ışığı
alan slikon yığını, yani CCD (charged coupled device), diğer piyasada satılan
tüm fotoğraf makinelerinin aksine en küçük bir hataya, bir defoya, yer
bırakmayacak şekilde tasarlanmış.
Spirit’in tüm kameralarını n
üstündeki CCD'leri yapan şirketin direktörü Patrick Myles, “Belki de en önemli
nokta Spirit’in CCD’si üzerindeki sensörlerin büyük olması" diyor.
Piyasadaki fiyatı 600 dolar olan Sony DSC_F717’de, 8.8’e
6.6’lık bir chip üzerinde 5.2 milyon sensör(ya da 5 milyon megapiksel)
bulunuyor. Fakat Spirit’in PanCam’inin üzerinde 12’ye 12’lik bir chip üzerinde
1 milyon piksel bulunuyor. Her ufak PanCam sensörü Sony’dekinin yaklaşık dört
katı daha büyük.
Piyasadaki satış mağazalarında 5 milyon megapiksellik
fotoğraf makinesi ile 3 milyon megapiksellik bir fotoğraf makinesi aynı ebatta
CCD kullanıyorlar. Daha fazla piksel aynı ebattaki chip’in üzerine yazıyor.
Myles işin aslını şöyle özetliyor: “Chip aynı ebatta olduğu için aslında
pikseller küçülüyor. Bu da resim kalitesindeki sıkışmadır.” Neden peki ?
Tek bir sebepten dolayı, küçük pikseller daha çok ışığa duyarlı.
Ayrıca, lens kalitesi de ilave pikselleri
desteklemeyebilir. Reseptörler (alıcılar) küçüldükçe, daha kaliteli bir lensle
her bir piksele ışık fokuslama için ihtiyacı doğuyor.Öyleyse, her pikselin
farklı ışık bilgisi yakalamak zorunda olduğu yerde, aynı bilgi düşük kaliteli
bir lensten geçtikten sonra birçok piksele dağılabilir.
20-20 GÖRÜŞÜ
PanCam Cornell Üniversitesi'nde geliştirildi ve NASA'nın
Jet Fırlatma Laboratuvarları'nda yapıldı. Sinema kalitesindeki video
görüntüleri ve diğer yüksek teknoloji ürünü görüntüleme cihazlarını yapan
Kanada'nın Ontario eyaletindeki Dalsa şirketi Spirit ve ikizi Opportunity'deki
PanCam'in CCD'lerini yapma işini aldı.
Myles bu hafta yapılan bir telefon mülakatında "Bunlar şu
anda dünyada ışık duyarlılığı ve çip kalitesinde en yüksek performans sağlayan
çipler" diye konuştu.
Nasa yetkilileri, fotoğraf makinesinin, bir insanın Mars
yüzeyinde görebileceği 20-20'lik görüntüyü dünyaya geçtiğini söylüyorlar.
Fakat bir kişi Spirit'in renkli fotoğraflarından herhangi birine zoomladığında,
ancak Süperman gözlerine sahip olan birisinin Spirit'in geçtiği fotoğraflarla
yarışabileceğini anlıyor.
Uzmanlar, hala bunu tartışıyorlar. Myles, insan gözü ile
kamerayı karşılaştırmanın bir spekülasyon yaratmak olduğunu söylüyor.
Myles'a göre Nasa'nın bir karşılaştırma yapması aslında bir
pazarlama taktiği. Bu insanların kaliteyi görmelerini sağlıyor. PanCam'in
yüksekliği ve genişliği bir insanın bakış açısıyla, yani dairesel açılar
hesaplanarak, aynı şekilde tasarlanmış. Yükseklik olarak da aynı. Zeminden 1.4
metrelik bir yüksekliğe oturulmuş.
Myles, fotoğraf kalitesinin, fotoğrafın işlenmek için bir
bilgisayara yüklendiğini ve zoom fonksiyonu da göz önüne alınırsa, insanın
görme yeteneğini de aştığını belirtiyor.
IŞIK KURNAZLIĞI
PanCam aslında direk olarak bir renkli fotoğraf ortaya
çıkarmıyor. O, grinin tonlarıyla koyuluğa karşı ışık kaydediyor. Hubble
Teleskobu gibi, yüksek çözünürlüklü astroloji-fotoğrafçılığı teknolojisinde
kullanılan CCD kameralara benzer bir şekilde, bir filtreler takımının birden
çok fotoğrafı bir araya getirmesi sağlanıyor.
Bu süreçte temel uygulama şöyle oluyor: her biri kırmızı,
yeşil ve mavi ışığı kaydeden üç fotoğraf bir perdeye geliyor. Daha sonra
bunlar özel bir programla renkli fotoğrafı oluşturmak için birleştiriliyor.
Piyasada satılan bir dijital fotoğraf makinesi, photon
gerçekliğinden elektrona ve daha sonra dijital formasyona geçişi tek katmanlı
bir filtre sayesinde yapıyor.
Ek olarak, PanCam miliçevresinde 360 derece, yukarı ve
aşağı da 90 derece dönüyor, böylece bağımsız kareler birleştirilerek 360
derecelik bir fotoğraf bir araya getiriliyor. Fotoğrafların kayalar hakkında
önemli jeolojik bilgiler vermesi bekleniyor.
MODERN ANSEL ADAMS *
Spirit'in fotoğraflarının 1997'deki Mars Pathfinder ya da
1970'deki Viking'in fotoğraflarından üç kez daha keskin olduğu söyleniyor.
Viking'in, aynı şekilde Voyager'in, uzak gezegenlere yaptığı görevlerin
çoğunda antika tüplü televizyon teknolojisine benzeyen bir teknoloji
kullanılmıştı. CCD teknolojisi ilk olarak 1969'da geliştirildi, fakat bu
teknolojinin kullanılabilir duruma gelmesi onlarca yıl aldı.
Günümüzün ticari dijital fotoğrafçılık teknolojisine
liderlik eden araştırmaların temelinde NASA yer almaktadır. İlk büyük adım
Hubble Teleskopu'nda kullanılan 800'e 800'lük piksel diziminin
geliştirilmesiyle oldu.
PanCam daha sonra görev sorumluların estetiğine bırakıldı.
Fotoğraf makinesinin geliştirilmesine öncülük eden astronom James Bell,
Spirit'in geçtiği ilk fotoğrafları "çok gösterişli" diye niteledi.
Kimse onunla tartışmadı. Hatta, Rover'ın bilim kurulunun
başındaki Cornell profesörü Steven Squyres, Bell'i ''Uzay çağının Ansel Adams''ı
olarak niteliyor.
*ABD'li fotoğrafçı... (1902-1984). 1940'larda kesin çizgili
ama duyarlılığı yansıtan fotoğraflarıyla, modern fotoğrafçılığın önde gelen
adlarından oldu. Kesin çizgili fotoğrafları, daha önceki fotoğrafçıların
çağrışıma dayalı yapıtlarıyla belirli bir karşıtlık içindedir. Yalnızca siyah
beyaz çalışıp, yoğun görüntüler yaratmak için parlak ışıktan yararlanır.
www.space.com'dan çeviren: Tolga Adanalı
****************
KODAK'TAN GELENEKSEL FOTOĞRAF
MAKİNELERİNE VEDA!
Kodak firması, ABD, Kanada ve Batı Avrupa'da, film kullanılarak çekim yapan
"geleneksel fotoğraf makinesi" satışını durdurdu. Firma, buna gerekçe olarak
bu bölgelerde hızla gelişen dijital fotoğraf teknolojisi karşısında, eski tarz
makinelerin cazibesini yitirmesini gösterdi. Şirket, bu tarz makinelerin genel
satışlarında yıllık 2,5 milyon adet düşüş olduğunu da belirtti. Kodak,
geleneksel fotoğraf makinelerinde bu yıl gerçekleşen satış miktarının 8 milyon
adet olduğu ve bu sayının 2002 yılına göre %20 daha düşük olduğu açıklandı.
Eastman Kodak Company’den yapılan açıklamaya göre şirket, 2004 sonunda APS
fotoğraf makinelerinin dünya çapında dağıtımını durdurmayı, öte yandan müşteri
taleplerine uygun olarak APS film üretimini sürdürmeyi planlıyor. Kodak halen
yılda 120 milyon kasetten fazla filmin satışını gerçekleştiriyor.
Geçtiğimiz yıl dijital makine satışları, toplamda ilk kez APS fotoğraf
makinelerinin satışını geçti. Photo Marketing Association'ın açıklamalarına
göre ABD'de 2003 yılında 12.5 milyon dijital fotoğraf makinesi satışına
karşılık 12.1 milyon adet geleneksel fotoğraf makinesi satışı gerçekleşti. Bu
yıl için öngörülen rakamlar ise dijital makineler için 15.7 milyon, APS
makineler için ise 10.6 milyon.
Şirketin 35 mm’lik fotoğraf makinesi işi, Çin, Hindistan, Afrika ve Rusya
gibi, gelişmekte olan ve ciddi büyümenin beklendiği bazı seçilmiş pazarlara
yoğunlaştırılacak.
Fotoğraf pazarının diğer önemli firmaları olan Canon, Fuji, Minolta ve Nikon
ise APS fotoğraf makinesi üretimlerini sürdürecekler.
****************
UZAKTAN KUMANDALI FOTOĞRAF ÇEKİMİ!
Özellikle düşük enstantaneli çekimlerde makineyi sarsmadan konuyu görüntülemek amacıyla kullanılan deklanşör kablosu, dijital makinelerin başdöndürücü hızla gelişen teknolojisi yüzünden tarihe karışacak gibi görünüyor.
Yanda resmini gördüğünüz Nikon'un ML-2 ve ML-3 model kodlu uzaktan kumanda sistemi sayesinde makineniz ile aranızda bir kablo bağlantısı olmadan fotoğrafınızı çekebiliyorsunuz. Kızılötesi etkileşim sistemine göre fotoğrafınızı çekebileceğiniz bu aksesuar sadece dijital makinelerde değil, Nikon'un F3 ve F4 gibi görece eski modellerinde de kullanılabiliyor. ML-3 150 dolardan satılırken ML-2 ise 330 dolara alıcısını bekliyor.
Uzaktan kumanda ile fotoğraf çekme olanağı sağlayan tüm firmalar ve ABD satış fiyatları için
tıklayınız.
****************
NIKON, D100 İÇİN ÖNERDİĞİ MEMORY CARD'LARI AÇIKLADI
Nikon firması, ürettiği D100 marka dijital fotoğraf makinesi için test edilen Compact Flash (CF) kartlar arasında aşağıda ismi yazılı marka hafıza kartlarının modellerini en uygun bulduklarını 14 Ekim 2003 tarihinde açıkladı:
Nikon EC-CF:
4 MB, 8 MB, 15 MB, 48 MB, 64 MB, 96 MB
SanDisk SDCFB:
16 MB, 30 MB, 32 MB, 40 MB, 48 MB, 80 MB
128 MB, 160 MB, 192 MB, 256 MB, 300 MB
SanDisk:
Ultra 128 MB, Ultra 192 MB, Ultra 256 MB
LEXAR MEDIA:
4 X USB 8 MB, 16 MB, 32 MB, 48 MB, 64 MB
8 X USB 8 MB, 16 MB, 32 MB, 48 MB, 64 MB, 80 MB
10 X USB 128 MB, 160 MB
12 X USB 256 MB, 320 MB
16 X USB 1 GB*
24 X 256MB WA, 512MB WA (with the D100 version 2.0 Firmware installed)
40x WA USB 2 GB*
IBM Microdrive DSCM Series:
11512 (512 MB)
11000 (1 GB)
Delkin Devices
640MB Pro Series*
Microtech
1GB Digital Flash Film CF Card (Type 1)*
*Nikon tarafından bizzat test edilen kartlar
|
|
|
|