ANA SAYFA YAP
FAVORİLERE EKLE
Bugün,
 
 



Türk foto muhabirlerinin objektiflerinden İsrail - Lübnan Savaşı:

RIZA ÖZEL (Anadolu Ajansı)

 

Bir sabah...

Rıza Özel'in de (önde) aralarında bulunduğu foto muhabirleri, İsrail uçaklarının seslerinin duyulması üzerine Dahiya bölgesinden hızla uzaklaşmaya çalışıyorlar.

Fotoğraf: Burak Kara

İsrail bombardımanının ağırlığını hissettirdiği Lübnan’ın güneyinde, Hizbullah'ın geri çekilmesi istenen Litani nehrinin de güneyindeyiz. Bazı geceler sabahın ilk ışıklarına kadar İsrail askerleri ile Hizbullah militanlarının çatışmalarını, silah seslerini kulaklarımızla duyduğumuz Sur kentindeyiz.

Sabahın kör karanlığı. Saat 05.30. Camları titreten bir bomba düşüyor. Son bir kaç sabahta olduğu gibi, bu da kaldığımız eve çok yakın. Ama bu kez öyle yakın ki düşen bomba, sesinden önce karın boşluğumda hissediyorum sarsıntısını uykumda. Sonra kelimelerin, hiçbir şeyin anlatamayacağı, adını koyamadığım büyüklükteki bir ses, bir gümbürtü. İşte bu dev sesle, bir gazeteci arkadaşım, beş kişi paylaştığımız birkaç metre karelik odada kanepeden sıçrayıp, yer yatağında yatan benim üzerimden uçarak, çığlıklar atarak kendini dışarı fırlatıyor. Evinde kaldığımız ihtiyar adam alt katta yıllar önce babasının son günlerini geçirdiği bir odada “Burada ölmek istiyorum” diyerek bir sandalyede sessizce bekliyor. Eşi ve yardımcısı genç kız gözyaşlarıyla dua ediyor, hıçkırıklarıysa hiç dinmeyecekmiş gibi. Bombanın patlamasından birkaç dakika sonra makinelerimizi hazırlayıp dalıyoruz sokaklara. Güneş henüz kendini göstermeden alacakaranlıkta evden fırlayıp sesin duyulduğu yöne koşuyoruz, biraz önce çığlık atarak sıçrayan genç arkadaşımla. Kaldığımız eve yalnızca birkaç yüz metre ilerideki bir apartmanı işaret ediyor sokağa çıkmaya cesaret edebilmiş Lübnanlı bir adam. Koşarak yanına geldiğimiz apartmanın 6 katından duman yükseliyor. Şaşkına uğruyoruz. O apartman ve O daire bize hiç yabancı değil. Yalnızca 10 gün önce bir gece kaldığımız ev bombalanmıştı…

Bu, bir sabahın öyküsüydü. Ve ben bu sabahtan farksız 36 gün geçirdim Lübnan’da...

Rıza Özel Sur kentinde.

Fotoğraf: Kürşat Bayhan

İsrail sınırını görecek kadar ileri gittim. Hizbullah militanlarının cesetlerini çekecek kadar girdim olayın sıcaklığına. Gün geldi plajda yattım, gün geldi uykumdan sıçradım bomba sesiyle. İsrail’in “Hareket eden araçları vuracağız” açıklamasıyla yaya olarak gezdim, bütün bir kenti üzerimde kilolarca çelik yelekle. "Canınıza dikkat edin" diyen Beyrut'taki telefon sesine "Canınıza dikkat edin" diyerek cevap verdim hergün, içimden gerek olmamasını dileyerek. Yalnızca birkaç yüz metre ileriye düşen bombaların ardından sarıldım makineme. Bombalar düşerken ahırlarda saklanan insanları kurtarabilmek için, bombalarla vurulan yollardan geçmeye çalıştım gazeteci arkadaşlarımla. Yaşlı bir mültecinin görüntüsünü çekerken ağlayan kameraman arkadaşımı teselli ettim, ağlamamak için zorlanarak. Gördüğü bir bebek cesedine isyan edip haykırarak gözyaşlarına boğulan muhabirlere tanık oldum. Evi bombalanan 4 yaşındaki bir kızın inci tanesi gözyaşlarıyla yandı yüreğim. Yüzü tamamen yanmış bir Lübnanlının fotoğrafına bakmak istemesiyle kaçtım hastaneden, tabutlar gördüm, cesetler, cenazeler…

Ve hayatımın hiçbir döneminde bu kadar korkmadım, hayatımın hiçbir döneminde bu kadar korkusuz olmadım. Korkusuz olmak zorundaydım. Çünkü bazen girdiğiniz risk işin kalitesini ortaya çıkarır. Ne kadar risk alırsanız O kadar iyi iş yaparsınız. Ve göze alabileceğiniz risk ancak üzerine gidebildiğiniz korkularınız kadardır.

Not: O sabah, 12 Ağustos 2006. Yataktan çığlıklarla sıçrayan fotomuhabiri, Kürşad Bayhan.. Yaşlı mülteciye göz yaşı döken kameraman Abdurrahman Etik. Hergün telefonla konuşup birbirimize "Canınıza dikkat edin" diyerek uyardığımız Beyrut'taki gazetecilerden biri Irak Savaşı'nda da yanyana çalıştığım Burak Kara, diğeri AA ve NTV muhabiri Eyüp Coşkun. Bir fotomuhabiri olarak, Lübnan'daki bir Türk gazeteci olarak onlarla birlikte çalışmaktan onur duydum.

Rıza Özel - 2006


































Rıza Özel hakkında...

5 Mart 1976'da Antalya'da doğan Rıza Özel'in, hayata gözlerini açışının ardından ilk 40 gününün her anı fotoğraflandı. İlk ve orta öğretimini yine Antalya'da tamamlayan Özel, ortaokul yıllarında yerel gazetelerde çalıştıktan sonra profesyonel olarak 1993 yılında Hürriyet Gazetesi Antalya Bölge Müdürlüğü'nde spor muhabiri olarak gazeteciliğe adım attı. Hürriyet'in ardından Sabah'ta (1997) mesleğini sürdüren Rıza Özel, 1998 yılında Anadolu Ajansı Antalya Bölge Müdürlüğü'nde foto muhabiri olarak göreve başladı. Özel, 2002 yılı Kasım ayında halen çalıştığı Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü'ne (Ankara) tayin oldu.

Rıza Özel, depremler, seller, uçak kazaları ve 2003 yılında başlayan Irak Savaşı’nın da aralarında bulunduğu bir çok olayı fotoğraflayıp, uluslararası spor organizasyonlarından şov dünyasına kadar geniş bir yelpazede deklanşöre bastı. Rıza Özel'in buralarda çektiği fotoğraflar,Türkiye'deki yayın organlarının yanı sıra dünyanın önemli gazete ve dergilerinde de yer buldu.  Rıza Özel, International Federation Of Journalist (IFJ), Association Internationale De La Presse Sportive (AIPS),  Foto Muhabirleri Derneği (FMD), Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD), Magazin Gazetecileri Derneği (MGD), Antalya Gazeteciler Cemiyeti ve  Türkiye Gazeteciler Sendikası üyesidir.

Rıza Özel'in web sitesi: www.rizaozel.com