ANA SAYFA YAP
FAVORİLERE EKLE
Bugün,
 
 



ARİF AKDOĞAN (STAR GAZETESİ)

ÇOCUKLARIN GÖZYAŞLARINI SİNEKLERİN EMDİĞİ YER: DARFUR

 

Arif Akdoğan Darfur'da...

Mehtabı güzel, eğlenceli şehir " anlamına gelen Darfur'un başkenti Nyala... Böyle güzel bir anlamı olan bu şehrin hemen çevresinde binlerce açlık çeken çocuğun olması ne kadar acı... " Sudan geleceğin petrol ülkesi... İnanılmaz zengin olacaklar... Ve bu petrolün kaynağı ve en kalitelisi kesinlikle Güney Darfur'da..." diyen bir tanıdık ses...Ve o tanıdık sesin 'petrol deryası' sözleriyle anlattığı yer, son 4 yılda 200 bin kişinin çatışmalarda öldüğü, 2 milyon insanın evlerinden olduğu Darfur eyaleti... Ne kadar acı yine tanıdık bir sesin sözleri...ABD Başkanı Bush ; " Sudan'ın petrol kaynaklarını teröristlere bırakmayacağız..." Her şey şimdi daha mantıklı aslında... Kızılay sayesinde tüm dünyada, kiminin açlık yüzünden kiminin en kaliteli petrol yüzünden gözünü diktiği Darfur'dayız...

HERŞEY SÜNNETLE BAŞLADI...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2005 yılında yaptığı Sudan ziyareti sırasında mülteci kamplarında çocukların sünnet edilmelerini görmesinin ardından başlamış her şey... Talimatı vermiş bir hastane için, daha sağlıklı sünnetler için... Kızılay da Darfur'un başkenti Nyala'da 18 kamp yerine yakın bir yerde kurduğu seyyar hastane ile "gönülleri fethetmeye" başlamış....Nasıl bu satırların yazarı, "Gönüllerin fethedilmesi" sözünün gerçek anlamını orada öğrenmişse, aynı hastanede görev yapan birçok doktor da yaptıkları işin gerçek hazzının ne demek olduğunu orada öğrenmişler...

ÇAD'DAN HASTANEYE GELİYORLAR...

Tedavi olabilmek, bir ilaç alabilmek, çocuğunun gözlerinden ve dudaklarından gitmeyen sineklerden bir an kurtulmasını sağlamak için günlerce hastane önünde bekleyen anneler... Tedavi sırasında Arapça bilen doktorlar sayesinde kurulan sıcak dialoglar ve yine bizim doktorlarımızın sözleri; "Bu insanlar inanılmaz bir minnettarlık içindeler... Onlara umut olmak ne kadar mutluluk verici..." Ya Arapça bilmeyen personel ; "Çocuklarına bir dokunuş bile onları çok mutlu ediyor...Onlar bizleri çok seviyor..." Onun için Kızılay'ın bu sahra hastanesine inanılması güç ama Çad'dan bile gelen oluyor. Nyala Devlet Hastanesi'ni ve İtalyanlar'ın hastanesi yerine Kızılay'ın hastanesine koşuyorlar. 30 Ağustos 2006'dan beri 50 bin kişinin tedavisini gerçekleştiren, 350 ameliyat yapan Kızılay hastanesi için bölgedeki insanların tek isteği var; bu hastanenin kalıcı olması...

ONLAR HEP GÜLÜYOR...

Ve kamplar...İnanılması güç bir yaşam mücadelesi... 18 ayrı kampın yer aldığı Güney Darfur eyaletinde toplam 369 bin insan odun ve çalılıklardan kurulmuş çadırlarda yaşıyor. İlk gittiğimiz Otach kampında çocukların akınına uğruyoruz. Bize dokunmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Ama beklemediğimiz ölçüde saygılılar, tertemizler...Üstlerinde birşey yok ama hepsi gerçekten tertemiz....Gülerken çok daha güzeller...Ve gülüyorlar... Sadece o sinekler, onları çirkinleştiriyor. Gözyaşlarına bile konup onu emiyorlar... O hastalıklar da öyle büyüyor, gözyaşını içmek için konan sinekler yüzünden...

SİNEK YERİNE DUMAN...

Yeni doğmuş çocuklar için çok acı, çelişkili bir hayatın ilk başlangıcı var çadırlarda... Sineklerin çadırların içine girmesini engelleyen tek şey, duman...Onun için de yeni doğmuş bebeklerin bulunduğu çadırlarda ateşler yakılıyor küçük küçük... Duman sineklerin gelmesini engelliyor... Belki sineklerin yayacağı hastalıkların önüne geçiliyor ama o küçük bedenler dumanla büyümeye başlıyor. Kamplarda hayat çok zor bir çelişki ile başlıyor.

"TÜRKİYE TÜRKİYE SESLERİ..."

Milliyet Gazetesi foto muhabiri Altan Burgucu, kamptaki çocuklarla şarkı söylüyor!
Fotoğraf: Arif Akdoğan

Kamplarda bir foto muhabirinin meslek yaşamı boyunca çok fazla göremeyeceği anlar da var. Türkiye'den gelen biz foto muhabirlerinin de etrafında onlarca çocuk dolanıyoruz.. "Okey.. Okey..." diyoruz daha rahat çekim yapabilmek için ama

onlar da hep bir ağızdan, " Okey, okey..." diye bize karşılık veriyorlar. Çadır okulları tarafından bir uğultulu bir ses geliyor; "Türkiye... Türkiye..." Milliyet gazetesinden sevgili ağabeyimiz Altan Burgucu'nun etrafından yüzlerce çocuk var, O, ne derse tekrarlıyorlar inanılmaz bir ezber gücüyle... Hepsi Altan abiye sarılmış, elleri havada şarkı söylüyorlar... "Allahım bu çocuklar ne kadar güzeller ama açlar..." diyor bir Kızılay görevlisi...

"OĞLUMA BİR BAKIN..." BAKIŞI...

İzin alarak gidebildiğimiz iki kamp olan Otach ve Sakari kamplarında çocuklar ve anneleri hep çevremizdeler... Bizi çadırlara çağırıyorlar. Çekingeniz. Bir anne ısrarla bizi çadıra götürmek istiyor. Kimseler yok... Çadırın etrafı küçük ağaç parçalarıyla çevrilmiş... Oğlunu gösteriyor. Bir özürlü çocuk... Toprak içinde...Salyaları çamura karışmış, sinekler üstüne konmuş... "Ben ne yapabilirim ki...." diyorum Türkçe... Fotoğraf çekiyorum sadece... Nasıl mutlu oluyorlar... Ne yararı olacak hemen şimdi o çocuğa bu fotoğrafın... Belki birgün birileri gelecek bu fotoğraf sayesinde... Konuşmadan anlaşıyoruz işte...

AMAN PETROL....

"En kaliteli petrol Güney Darfur'da..." sözleri geliyor aklımıza... İşte açlık çeken, yerlerde sürünen bu güzel, mutlu çocukların altında bu petrol akıyor... ABD Başkanı Bush'un, " Sudan'ın petrolünü teröristlere bırakmayacağız..." sözlerine Güney Darfur Valisi Al Mannan, "Doğal kaynaklarımızı halkımızın yararına kullanacağız" sözleriyle karşılık veriyor. Bu atışmalar halen devam eden bir büyük savaş öncesinin sözlerini çağrıştırıyor. Ama açlıkla, hastalıkla uğraşan, dilenmeyi hiç sevmeyen bu halkın çocuklarının, daha fazla ölmemek için iki şansı var gibi görünyüror. Dünyanın en önemli devi Çin, bu ülkede çok büyük yatırımlar yapıp, devamını getirmek için büyük çaba sarfediyor ve Bush'un görev süresi yakında sona eriyor.

Fotoğrafın çok sözün yerine geçtiği hep söylenir. Doğrudur, geçer... Ama bazen yazıyla desteklenmesi gerekir gerçeği daha iyi anlatması için.... Darfur'un kamplarının fotoğrafları çok acıyı anlatıyor. Açlığa, acıya rağmen dimdik durup gözyaşı dökmeyen, sadece çocukları için yardım isteyen anneleri, fotoğraflar anlatıyor. Fotoğrafların anlattığı bir başka şey Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin orada çok sevildiği... Darfur'da yaşananları gördükten sonra yapılan bu iyiliği oraya ulaşmasına aracı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, Kızılay'a ve orada 40 derecede görev yapan, sineğine, kirine bakmadan o çocuklara sarılan tüm personeline her Türk'ün içten bir teşekkür borcu vardır.


alt="Arif
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan
Arif Akdoğan

ARİF AKDOĞAN HAKKINDA

1975 Ankara da doğdu. İlk-orta-lise ve üniversite öğrenimini Ankara’da tamamladı. 1997 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okurken Hürriyet Gazetesi Ankara Spor Servisi’nde gazeteciliğe başladı. Yeni Yüzyıl, Alem Dergisi’nde bir süre çalıştı. 1999 yılından beri de Star Gazetesi Ankara Fotoğraf Servisi’nde çalışmaktadır.