|
|
Ami Vitale'den
fotomuhabiri.com'a "özel" röportaj
Ami Vitale, günümüz
genç kuşak basın fotoğrafçılığının en önemli isimleri arasında yer alıyor.
Meral Açıkgöz, fotomuhabiri.com için
Ami Vitale ile
özel bir röportaj yaptı:
M.A : Her fotoğrafın bir şeyleri
anlatan kendi hikayesi vardır ve biz fotoğraflarla bu hikayelerin sadece bir
kaç dakikasını görebiliyoruz. Hiç fotoğraflarınızın hikayenizi anlatmakta
yetersiz kaldığını düşündüğünüz oldu mu? Ayrıca hiç bu tanıklıklarınızı ve bu
hikayelerinizi mesela yazmak gibi başka araçlarla aktarmayı düşünüyor musunuz?
Ami Vitale:
Evet...
İnsanların kendilerini anlatabilmelerine izin verecek audio (işitsel) projelere
de başlamak istiyorum. Bu, bu yıl yapmayı deneyeceğim bir proje. Fotoğraf çok
güçlü bir araç fakat bazen yeterli olamayabiliyor.
M.A :
Bir röportajınızda fotoğrafların kendi
gücünden bahsediyorsunuz fakat bunları sadece güzel fotoğraflar olması için de
çekmediğinizi, ayrıca fotoğrafın gücünün günümüzde çok önemli olduğunu, kritik
bir dönemde yasadığımızı söylüyorsunuz. Sizce bir foto muhabiri bu gücü nasıl
ve hangi amaçlarla kullanabilir?
Ami Vitale:
Sanırım insanları her zaman umutsuzluk hissiyle baş başa bırakmak yerine
onlara bir şeyleri olumlu anlamda değiştirebilmelerini istemelerini sağlayacak
ilhamı ve inancı vermeliyiz.
M.A :
Foto muhabirinin, bazı sorumlulukları olan bir tanık olduğunu düşünüyor
musunuz?
Ami Vitale:
Evet ,
kesinlikle.
M.A : Bence bir foto muhabiri çok
özel bir ana bir duyguya ya da bir yüze tanıklık ediyor ve buna doğruluk ve
dürüstlükle yaklaşmalı. Buna katılıyor musunuz?
Ami Vitale:
Evet. Zaten kendimizden beklediğimiz saygımızdan dolayı bu anlara, bu
tanıklıklara ve yüzlere ve fotoğraflara sahibiz.
M.A : Fotoğraflarınız
yayınlandıktan sonraki periyodu merak ediyorum, onların geri bildirimlerini (feedback)
alıyor musunuz? Mesela ne gibi etkileri ya da sonuçları oluyor bu
fotoğrafların ve onları bir dergide yada gazetede gördüğünüzde neler
hissediyorsunuz, fotoğraflarını çektiğiniz insanların tepkileri neler oluyor?
Ami Vitale: Bu çok güzel ve önemli
bir soru. Her zaman fotoğrafını çektiğim insanın ne düşündüğünü bilemiyorum
çünkü onları tekrar bulmak imkansız. Fakat pek çok insanla temasımı sürdürdüm.
Mesela mülteci olan bir kız, 3 yıl sonra bana, yeni bir ülkeye göç edip orada
ailesiyle yaşadığını ve savaşın bitip her şeyin iyi olduğu haberini verdi .
Bunu ondan duymak benim için muhteşemdi. Bunun gibi, fotoğraflarını herhangi
bir yerde yayınlanmış gören insanların benimle bir şekilde iletişime geçiyor
olması gerçekten çok güzel ve bu benim için güzel bir his. Bazen
Filistinlilerle çok fazla vakit harcamamın çok adil olmadığını söyleyen
İsraillilerden olumsuz geri bildirimler de aldığım oluyor. Bir keresinde
Gücerat'taki isyanla ilgili çalışmamda anlattıklarımla aynı fikirde olmayan
bir Hindudan olumsuz bir mektup almıştım.Tabi ki, O Kaliforniya’da yaşamış,
hiç bir zaman Gücerat'ta bulunmamış ve yalnızca sağ görüşlü yayınlarda
anlatılan, katliamları gazeteciler işliyor haberlerinden bir sürü okumuş
biriydi. Onunla internet üzerinden konuştuk. Farklı görüş açıları olan
insanlarla tartışmak benim için çok olumlu bir deneyimdi.
M.A :Ve başka bir sorum kadın
fotoğrafçı olmanızla ilgili, biliyorum “ Savaşın, çatışmaların ya da
problemlerin olduğu bir bir bölgede bir kadın olarak yaşamak ve calışmak zor
mu gibi sorulardan sıkılmışsınızdır ama yine de bu soru özellikle Türkiye’de
çok fazla kadın foto- muhabir olmadığını göz önünde bulundurursak güzel bir
soru haline gelebilir. Bu durumun bir açıklaması var mı sizce, bunun genel
anlamda kadın olmakla bir ilişkisi var mı?
Ami Vitale:
Evet anlıyorum,
burada (Hindistan) çok fazla kadın foto muhabiri yok. Bazen düşünüyorum da; eğer
Hint kültürü içerisinde büyümüş olsaydım foto muhabiri olmayı asla seçmezdim
sanırım. Her şey alt üst olurdu herhalde. İnsanlar, evimden uzakta,
çocuklarım olmadan bu şekil bir işi yapıyor olmamın çok kötü olduğunu
düşünüyor. Bunu gerçekten anlıyorum, bunu düşünmek onlar için doğal çünkü
onlar için bunu yapmak çok zor. Bazen bana kötü davranmaya çalışan sevimsiz
genç insanlarla çok zor zamanlar geçiriyorum, fakat bir şeyleri değiştirmenin
ve insanlara kadınların kendilerini yazıyla, fotoğrafla sanatla anlatmasının
önemli olduğunu açıklamanın, göstermenin tek yolunun dışarı çıkıp bunu yapmak
olduğunu öğrendim. Erkeklerin yaptığı şekilde ya da çeşitte hikayeleri yapmak
zorunda değiliz. Kadınlar için önemli olan toplumlarımızı ve kültürlerimizi
şekillendirme uğraşısı içerisinde olmak bence.
M.A : Son olarak kafanızda
şekillenmiş yada sizi heyecanlandıran projeler var mı? Mesela ilerde Türkiye
ile ilgili planlar var mı? buraya gelip Keşmir ya da Guinea Bissau da
yaptığınız gibi fotoğraf öyküleri yapmayı düşünüyor musunuz? Biliyorum bir
hikayeye yada projeye başlamadan önce bir sorunsalın olması gerekiyor. Eğer
burada çalışmaya karar verseniz en çok ne çeker sizi Türkiye'de?
Ami Vitale:
Aman Tanrım. Çok ama çok fazla şey var orada yapmayı
isteyeceğim! Pek çok şey yapmayı ve en kısa zamanda Türkiye’ye gelmeyi çok
istiyorum. Öncelikle geri gelip ülkenizi tanımak, araştırmak, onu keşfetmek
istiyorum, bundan sonra orada yapmak isteyeceğim hikayelerle ilgili bir şeyler
söyleyebilirim sanırım. Yavaş yavaş ilerlemeyi, öğrenmeyi ve hikayelerin gelip
beni bulmasını seviyorum.
Geçtiğimiz günlerde ülkemize
gelip bir workshop'a katılan ve "Keşmir: Sorunlu Cennet" başlıklı sergisini
İstanbul'da açan Vitale'nin, Orta Asya, Hindistan, Avrupa, Orta Doğu ve
Afrika’da gerçekleştirdiği fotoğraf çalışmaları ve makaleleri Time, Newsweek,
US News, World Report, Business Week, The Guardian, The Telegraph Sunday
Magazine, The New York Times gibi basın organlarında yayınlanıyor.
Ami Vitale NPPA tarafından En
İyi Basın Fotoğrafçısı 2003: “Yılın Basın Fotoğrafçısı” ödülü, Fransa
Perpignan Visa pour l’Image’da “Yılın Kadın Basın Fotoğrafçısı” ödülü, Magnum
“Inge Morath Onur Ödülü” gibi birçok prestijli ödül kazandı.
Çalışmalarından küçük bir seçkiyi sizlere sunduğumuz Ami Vitale'nin fotoğraflarına
www.amivitale.com sitesinden ulaşabilirsiniz.
|
|
|
|