SAVAŞ MUHABİRLİĞİ-5
ALİ KOÇAK
KRİZDEN KAÇININ...
Yüksek risk bölgelerinde çalışan gazetecinin yaşamının tehlike altında
olduğunu hissetmesi halinde, bulunduğu bölgeden hızla uzaklaşması akla
gelebilecek ilk ve öncelikli önlemdir.
Bosna-Hersek ve Somali'de olduğu gibi, iç savaşın olduğu yerler diğer savaş
bölgelerinden daha tehlikelidir. Bu tür çatışmalarda düzenli bir ordu ve
belirlenmiş bir hedef söz konusu olmadığı için sivil kişiler ve çatışmada
taraf olmayan uluslararası yardım örgütü çalışanları ya da gazeteciler de
hedef olabilirler.
1995 yılında Saraybosna'da
Anadolu Ajansı (A.A) temsilcisi olarak görev yaptığım sırada haber
kaynaklarına ulaşmanın yanı sıra günlük hayatı sürdürebilmek için gerekli
gıda, benzin gibi temel ihtiyaçları karşılamak büyük sorun oluyordu. BM'nin
günlük basın toplantılarına katılmak için her gün A.A'nın ofisinin bulunduğu
kentin eski kesimindeki Başçarşı'dan PTT binasına gitmem gerekiyordu. Bu da
haftada en az iki kere karaborsadan benzin almamı gerektiriyordu. Bir sabah
gene benzin almak için Başçarşı'nın arka tarafında bulunan sokağa girdim.
Karaborsa benzin satan birkaç kişi olası bir havan saldırısına karşı apartman
girişlerinde mevzilenmiş müşteri bekliyordu. Gerekli pazarlıklar yapıldıktan
sonra hatırlayabildiğim kadarıyla litresi 15 Alman Markı'ndan benzini aldım.
Tam arabanın deposuna hortumla benzini koyarken, patlama sesiyle irkildik.
Hemen olduğumuz yere, arabanın yanına yüzükoyun yattık. Yoldan geçmekte olan
yaşlı bir kadın aceleyle, korku içinde ilk gördüğü apartmandan içeri girdi.
Bir süre sonra doğrulduğumuzda patlayan havan mermisinin dumanını yaklaşık 40
metre uzağımızda gördük. Aceleyle arabaya binerek hızla olay yerinden
uzaklaştım.
Burada hatırda tutulması gereken, ilk havan atışının genellikle hedefi
belirlemeye yönelik olmasıdır. Bu bakımdan büyük bir olasılıkla aynı bölgeye
ikinci bir atış daha yapılacaktır. Bu nedenle olay yerinden olabildiğince
hızla uzaklaşılması gerekmektedir.
• Savaş muhabirliği yapan kişinin, çatışan taraflardan birinin davasını
benimsemesi de çok görülen bir durumdur.
Böyle bir gelişme, gazetecinin doğru haber iletme yeteneğini köreltebileceği
gibi, gazeteciyi taraflardan biri konumuna düşüreceği ve ek bir yaşamsal risk
doğuracağı için de tehlikelidir.
Böylesi bir durum, özellikle bölgede uzun süre kalan gazetecilerin içinde
bulundukları olağanüstü koşulların sonucunda psikolojik bir gereksinimden
kaynaklanmaktadır. Gazeteci belirli ruhsal savunma mekanizmalarını
sağlamlaştırmak için bir süre sonra inançla işi kotarma yoluna gitmektedir.
Bunun önlenebilmesi için, basın kuruluşlarının, görevlendirdiği muhabirlere,
kısa aralıklarla tatil olanağı sağlaması ya da onları başka bölgelerde
görevlendirerek çatışma ortamından uzaklaştırması gerekmektedir.
• Savaş bölgelerinde çalışırken özellikle kalabalık içinde açık olarak yazılı
not almaktan ya da teyp kullanmaktan kaçınılmasında yarar vardır.
Bölgede sinirlerin gergin, kişilerin tahammülsüz ve herkesin herkesten şüphe
eder durumda olduğu hatırda tutularak, ortamın gerginleşmesine katkıda
bulunacak hareketlerden kaçınılmalıdır.
Edinilen bilgileri, en azından habere dönüştürene kadar hafızada tutmaya
çalışmak en iyi yoldur.
Ayrıca, bu tür bölgelerin özelliği dikkate alınarak, fotoğraf çekmeden ya da
görüşmeden önce ilgili birimlerden izin alınmasında yarar vardır.
• Askeri teçhizata özel bir ilgi göstermek, çatışan taraflarda, gazetecinin
karşı tarafa çalıştığı gibi bir kuşku uyandırabilir.
Bu açıdan özellikle, askeri bölge ya da kampların haritalarını kesinlikle not
almayın. Güvenliğiniz için çok gerekli olduğunu düşündüğünüz bir bilgiyi
yetkililerden açıkça istemeyi tercih edin.
• Ayrıntıları kafanızda tutun. Görüştüğünüz askeri yetkililerde kuşku
uyandıracak lo-jistik, ikmal, cephanelik gibi konularda soru sormaktan
kaçının.
• Çatışma bölgelerinde kontrolü elinde tutan merkezi otoriteden
uzaklaşılmasıyla, gücün daha çok dağınık ve örgütsüz grupların eline geçmesi
nedeniyle, çalışma koşullarının ağırlaşmasının yanı sıra yaşamsal risk de
artar.
Bu tür bölgelere hareket etmeden önce gideceğiniz yerlerin ayrıntılarını yerel
otoriteye, uluslararası ve bağlı bulunduğunuz kuruluşlara bildirmekte yarar
vardır.
Bu bilgilendirme herhangi bir kriz anında söz konusu kuruluşların sizi takip
etmesi ve bulmasında büyük yararlar sağlayacaktır.
Sorumsuzca ya da bilgisizce yapılan bir girişimin sadece sizi değil, yanınızda
bulunan ya da daha sonra aynı bölgede görev yapacak diğer gazetecilerin
yaşamını da tehlikeye atacağı unutulmaması gereken önemli bir husustur.
KRİZ ANINDA
• Yaralanma, esir düşme ya da mahsur kalma gibi durumlarda elinizden
geldiğince paniğe kapılmamaya çalışın. Unutmayın ki paniğe kapılmanın
sorununuzun çözümüne katkısı yoktur.
Yaralanma durumunda genellikle yardım beklemekten başka bir çare yoktur. Eğer
çatışma bölgesindeysenîz ve durumunuz müsait ise beyaz bayrağı göstermeye
çalışın. Ayrıca yerel dille gazeteci kimliğinizi ve yardım isteğinizi
duyurmaya çalışın.
Esir düşme sırasında en tehlikeli anlar ilk dakikalardır. Bu durumda yapılacak
tek şey sakin olmak ve gazeteci olduğunuzu anlatmaya çalışmaktır.
Kesinlikle yalan söylemeyin ve bütün soruları açık olarak yanıtlayın.
Söylenecek her doğru olmayan bilgi sizi esir alanlar tarafından araştırılacak
ve büyük bir olasılıkla doğrusu bulunacaktır. Bu gelişme ise sizin durumunuzu
daha güç hale sokacaktır. Yapılması gereken, kontrolü altında bulunduğunuz
tarafa gazeteci olduğunuzu ısrarla vurgulamak ve uluslararası anlaşmalardan
doğan haklarınızı anlatmaktır.
Bu arada, en kısa zamanda durumunuzun dış dünya tarafından bilinmesinde yarar
vardır. Bunun için de, genellikle pek işe yaramasa da en azından çalıştığınız
kurumla temas kurma olanağının verilmesini talep edin.
Ayrıca bu gibi durumlarda uluslararası bir örgütle daha önceden kurulmuş bir
ilişkinin yararlan da göz ardı edilemez.
Bu açıdan özellikle yüksek riskli bölgelerde çalışan muhabirlerin,
uluslararası gazeteci örgütleriyle ilişki kurmalarında, sendika ve derneklere
üye olmalarında yarar vardır. Bu tür örgütlerin dünya genelinde çok gelişmiş
iletişim ağları bulunmasının yanı sıra kriz durumlarına ilişkin de yerel
kuruluşlardan çok daha fazla bilgi ve deneyimleri vardır.
Kriz durumunda uluslararası kuruluşların yanı sıra yerel gazeteci örgütlerinin
de nasıl davranacakları konusunda bilgileri olmalı ve uluslararası örgütlerle
dayanışma içine girmeleri gerekmektedir. Sendikalar da üyelerinin sorun ve
tehlikelere karşı uyanıklığını artırmak için eğitim vermelidirler.
Bu aşamada uluslararası çalışma şeklinin aktarılmasında yarar görüyorum:
"Uluslararası bir basın kuruluşu olan Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (FIJ),
bağlı kuruluşların bilgi ve deneyimlerini paylaşır ve çok geniş bir
uluslararası örgüt ağıyla birlikte çalışır.
FIJ, bağlı kuruluşlardan, bulundukları bölgelerde çalışmaları koordine edecek
bir yetkili tayin etmelerini ister. Bu kişi acil durumlarda uygulanmak için
gerekli gelişmeler üzerinde dışişleri bakanlığı ve kriz anında sorumlu olacak
işverenle birlikte önceden düzenlemeler yapar.
Güç koşullarda gazetecileri desteklemek için sorunu abartmadan ve küçümsemeden
kesin bilgiler elde etmek esastır. Krizin ilk saatleri heyecanlıdır ve
insanların farklı dilleri konuşmalarından dolayı yanlış anlaşılma riski
vardır.
Diğer uluslararası örgütlerle birlikte FIJ, her durumda bilgi ve haber
toplamak için standart bir terminoloji ve sistem geliştirmiştir.
İlk adım, bilgileri bir araya getirmektir. Sıkıntı içindeki bir üyeye pratik
yardıma başlama kararı, sendika yönetimi ya da onun temsilcisi tarafından
alınır.
Gazetecilerin içinde bulunduğu olayların hassas olduğunu deneyimler
göstermiştir. Örgütler, yönetimler ve medyanın açıklamaları konusunda çok
ilgilidirler. Medyayı diğer tarafa baskı uygulamada da kullanabiliriz ancak
medyanın kontrolsüz kullanımında risk vardır.
FIJ hareket planı 6 aşamadan oluşur:
1) Gayri resmi ilişkiler ve ilgili tarafa baskı
2) Uluslararası resmi olmayan ilişki ve baskı
3) Gayri resmi protesto
4) Resmi protesto
5) Gerçekleri öğrenme misyonu oluşturulması
6} Diplomatik girişim başlatılması FIJ, üye kuruluşlarına yardımcı olabilecek
diğer örgüt ve kuruluşların adreslerini temin etmek ve gönderilebilecek mektup
örneklerini sağlama konusunda da yardımcı olur. Gelişmeler düzenli olarak
gözden geçirilir. Sadece, bir gazetecinin serbest bırakılması veya kapatılan
haber kuruluşunun yeniden açılması durumunda dosya kapatılır". (FIJ, Güvenlik
Elkitabı)
**************************
Değerli gazeteci arkadaşımız ALİ KOÇAK'ın Türkiye Gazeteciler Sendikası yayınları arasında yayınlanan "Savaşta Gazetecilik" kitabından alınmıştır. Bu konuda sıradaki yazı, aynı kitapta yer alan "Savaş muhabiri için gerekli donanımlar" bölümü olacaktır.