SAVAŞ MUHABİRLİĞİ-3
ALİ KOÇAK
DİKKAT EDİLMESİ
GEREKENLER
• Gittiğiniz yerin kontrolünü elinde bulunduran tarafa karşı dinî, siyasi ya
da başka bir yönden eleştirel görülebilecek gazete kupürü ve diğer dokümanları
yanınızda bulundurmayın.
• Elektronik kayıt ve bilgisayarınızı da kontrol etmeyi unutmayın. Yukarıda
sözü edilen riskleri doğurabilecek bilgilerin hafızadan silinmesi
gerekmektedir.
Bosna-Hersek'te A.A'nın, temsilcisi olarak görev yaptığım sırada bir süre
Hürriyet gazetesi Saraybosna temsilcisi Münire Acım ile birlikte Bosnalı
Sırpların elinde tutsak kaldık. Bosnalı Sırp istihbarat birimi tarafından, o
zaman için Sırpların merkezi konumundaki Pale yerleşim biriminde 3 gün
sorgulandık. İstihbaratçıların bizim gazeteci kimliğimizden şüpheleri
kalmayınca sorgulama sona erdi. Benim haber yazmak için kullandığım dizüstü
bilgisayar istihbaratçıların en çok üzerinde durduğu bilgilenme aracı oldu.
Bilgisayarın hafızasında haberin dışında, bizim yaşamımızı riske atabilecek
bir bilginin olmayışı da kimliğimizin doğrulanması bakımından yararlı oldu.
• Çatışma içinde yer alan taraflardan birinin verdiği herhangi bir belgeyi
gerekli olmadığı durumlarda kesinlikle taşımayın. Bu belge, karşı tarafın
yanlış yorumlamasına yol açabilir.
Asla bir tabanca ya da başka bir silah taşımayın.
Asla sizi bir asker gibi gösterecek haki yeşil ya da benzer bir renk elbise
giymeyin.
Bir dürbün ya da anteni olan araç gibi sizin casuslukla suçlanmanıza neden
olabilecek teçhizatı yanınızda taşımayın.
Silah benzeri eşyalar konusunda dikkatli olun.
Bir hatıra olarak, asla askeri bir belge, elbise ve teçhizatı yanınızda
bulundurmayım
Savaş bölgelerinde en ucuz ve kolay elde edebileceğiniz hediyelik (!) eşya,
silahtır. Bulunduğunuz koşullarda size ilginç gelebilecek ve elde etmesi kolay
olan çeşitli türde silahlar daha sonra başınızın derde girmesine yol açabilir.
Örneğin Kuzey Irak'ta, Körfez Savaşı ertesinde BM kararlan sonrasında
kontrolün Kürt grupların eline geçmesiyle, hatırı sayılır bir silah pazarı
oluşmuştu. Özellikle bölgede çokça kullanılan Kalaşnikof AK47 marka makineli
tüfekler ve bunların özel bıçakları, deyim yerindeyse sudan ucuza satılıyordu.
Bir Kalaşnikof bıçağını o günün parasıyla 100 bin Türk lirasına almak
mümkündü. Bölgede çalıştığım birçok yabancı gazeteci bunları hediye olarak
alıyordu. Ancak şimdi adını hatırlamadığım bir İspanyol gazeteci, biraz da
abartarak, yaklaşık 10 tane bıçak birden almıştı. Bu hediyeleriyle ancak
Diyarbakır Havaalanı'na kadar gidebildi. Sonradan öğrendiğimize göre gazeteci
arkadaşlarına götürmeyi planladığı "sürpriz hediyeler" nedeniyle bir süre
güvenlik kuvvetlerinin sorgulamasına maruz kalmış, daha sonra olayın
anlaşılması üzerine serbest bırakılmıştı.
Ancak, aynı olayın sıcak çatışma bölgesinde meydana gelmesi durumunda bu kadar
kolay aşılamayacağı da akılda tutulması gereken bir gerçektir.
• Olduğunuzdan başka bir kişiymiş gibi görünmeyin. Böyle davranmak risk ve
şüphe yaratır. Unutulmaması gereken, gazetecinin açık bilgi topladığı ve
kimliğinin de gizlilik gerektirmediğidir.
• Haberleşme araçlarıyla yaptığınız görüşmelerin tarafların istihbarat
birimleri tarafından dinlenebileceğini göz ardı etmeyin. Sizin için sakıncasız
görülen sıradan bir şaka bile yanlış anlaşılmanıza ya da sakıncalı durumların
oluşmasına neden olabilir.
SEYAHAT SIRASINDA
Yüksek risk bölgeleri olarak adlandırılan savaş ve sıcak çatışma bölgelerinde
genellikle ulaşım ve iletişim gibi altyapıların çatışmalardan hasar görmesinin
yanı sıra normal koşullarda kolayca halledilebilecek küçük sorunların
çözümünde zorluk çıkabilir. Bu açıdan, en azından iki araba ile seyahat
etmekte yarar vardır.
Söz konusu bölgelerde dil bilen yerel kişilerin rehberlik yapması genellikle
profesyonel bir işkolu haline gelmiştir. Ancak, yerel kişileri daha önceki
ilişkinizden tanımıyorsanız, her zaman kuşkuyla yaklaşmanızda yarar vardır.
Ayrıca güç koşullarda sizi terk edebileceklerini de göz ardı etmeyin.
Pratik olduğu durumlarda diğer gazetecilerle grup halinde seyahat edin.
Eğer çalışma bölgesine ilk defa gidiyorsanız, bölgeyi bilen gazetecilerle
birlikte seyahat edin. Söz konusu bölgelerde gazetecilerin birbirlerine
yardımcı olmaları mesleki bir dayanışma geleneğidir.
• Arabanızın, çalışacağınız bölgenin coğrafi koşullarına uygun olmasına dikkat
edin.
Seyahata başlamadan önce arabanızın genel kontrolünü yaptırın.
• Yolculuk sırasında tanımadığınız kişileri arabanıza almayın. Unutulmamalıdır
ki, söz konusu bölgelerde öncesini bilmediğiniz her ilişki potansiyel risk
taşır.
Bazen yaralı bir asker ya da sivili arabanıza almak zorunda olduğunuzu
hissedebilirsiniz. Başka bir seçenek bulmaya çalışın. Ancak yaşam kurtarmak
için son çare olduğunda bunu yapın.
Aracınızda silah olmadığını sık sık kontrol edin.
Bu konuda yaşadığım bir olayı aktarmakta yarar olduğunu düşünüyorum:
Hırvatistan'ın Split kentinden daha önce anlaştığım Boşnak rehber-şoförle
birlikte Saraybosna'ya gitmek üzere yola çıktık. Ancak yola çıkmadan önce
şoför, çok kısa bir süre için bir arkadaşını görmesi gerektiğini belirterek,
kentin dış mahallelerinin birinde bulunan spor merkezine uğradı. Yaklaşık
yarım saat sonra döndü ve yola koyulduk. O günlerde Bosnalı Hırvatların
denetiminde bulunan sınırdan Bosna-Hersek'e giriş yaparken Hırvatlar tarafından çok sıkı
bir aramadan geçtik. Yol boyunca da birçok kontrol noktasında arandık.
Saraybosna'da daha sonra da görüştüğüm şoför, spor merkezinde çalışan
arkadaşından aldığı iki kutu kurşunu nasıl Hırvatistan'dan getirdiğini,
arabanın alt kısmına çok iyi sakladığını anlattığında ise düşünmek bile
istemediğim riskli bir yolculuk yaptığımı anladım.
Çevrede bulunanlar ne kadar güvenilir olursa olsun, kuşku her zaman iyidir!...
• Yerel dilde arabanıza TV veya BASIN (PRESS) yazısını yazın. Yeni bir harita
ve kent planını yanınızda bulundurun. Harita okumayı ve pusula kullanmayı çok
iyi öğrenmenin yaşamsal bir önemi vardır.
Türkiye dışındaki ilk görev yerim Kuzey İrak'tı. 1993 yılında bir grup
gazeteci ile Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani iie
görüşmek için Cizre'den Habur Sınır Kapısı'nı geçerek IKDP karargahının
bulunduğu Şaklava yerleşim birimine doğru yola çıktık. Habur'a yakın Kuzey
İrak'taki IKDP yetkililerinden gerekli izinleri ve yanımıza bize eşlik edecek
peşmergeleri aldıktan sonra, dağ yolundan, normalde 3 saatlik mesafeyi
yaklaşık 8 saatte aşarak Şaklava'ya ulaştık. Şaklava'da 3 gün kaldıktan sonra Barzani'yle görüşme olanağını bulamadan
Cizre'ye dönmek için bir Avustralyalı gazeteci ile birlikte iki araba yola
çıktık. Ancak bu kez yanımızda peşmergeler olmadığından, gelirken izlediğimiz
yolu hatırlayarak yolumuzu bulmak zorundaydık. Önde giden Avustralyalı
gazetecinin yaptığı ilk hata, hızını arttırarak benim görüş alanımın dışına
çıkması oldu. Tek başıma yolculuk ederken bir sapağa geldim. Yol ikiye
ayrılıyordu ve bunlardan yanlış birini seçmem kaybolmama veya örgütsüz
grupların eline düşmeme neden olabilirdi. Belki biraz da "acemi gazeteci"
şansı olarak nitelendirilebilecek bir olay gelişti ve IKDP'ye bağlı bir grup
peşrnerge makineli silahlarla donatılmış bir ciple yaklaştı ve ben onlara
sorarak doğru yolu bulabildim. O an elimde bir bölge haritası ve pusula olmamasının ne kadar büyük bir
eksiklik olduğunu anladım. El yordamıyla gazetecilik yapmak da bu olsa
gerek...
• Mayınlı bölgeleri sorun. Yol temizlenmiş olabilir, ancak park yerleri ya da
yol kenarlarında hâlâ mayınlar bulunabilir.
Yine Kuzey Irak'ta görevlendirildiğim sırada Diana kentine yakın bir
bölgedeki, Kürtlerin denetimine geçmiş Irak yönetiminin askeri karargahında
haber peşinde koşarken, çocuklar da tahrip edilmiş araçlardan bakır teller ya
da hurdalar topluyordu. Biz de karargahta askeri mühimmatı inceliyor, burada
bulunan çocuklardan bilgi toplamaya çalışıyorduk. Bugün, karargahta ne kadar
dikkatsizce dolaştığımız aklıma geldikçe, olayın korkunçluğunu daha iyi
kavrıyorum. Bir süre dolaştıktan sonra az önce yanından geçtiğimiz bir telle
işaretli noktada mayın olduğunu öğrendiğimizde ise dikkatsizliğimizin nelere
mal olabileceğini anladık.
Şans her zaman insanın yanında olmayabilir. Ayrıca bölgede en büyük sorunların
başında Irak yönetiminin bölgeyi terk etmeden önce araziyi mayın tarlasına
dönüştürdüğü ve bunun özellikle çocukların sakat kalmasında en büyük neden
olduğu da hatırlanınca, dikkatin önemi de ortaya çıkıyor.
Duvar yazılarına dikkat edin. Bu yazılar bölgenin politik yapısı hakkında iyi
birer göstergedir.
Araba kullanıyorsanız, güvenlik kontrol ve polis noktalarına ya da askeri
birliklere yaklaşırken ani (U) dönüşü yapmak gibi tehlikeli hareketlerden
kaçının. Bu tür hareketler şüpheli görüntüsü yaratarak gereksiz yere sizi
hedef haline getirebilir.
Polis ya da askeri arabalara benzeyen araçları kullanmaktan kaçının. Askeri
bir araçla seyahat etmeyin.
Asla arabanızı yıkamayın. Kirli bir arabanın kurcalandığı çok daha kolay
anlaşılabilir.
Savaş alanında kesinlikle emniyet kemeri kullanmayın. Kurşunlardan kaçınmak
için aracınızdan acele olarak çıkmak zorunda kalabilirsiniz.
İki kapılı bir arabanın asla arka koltuğuna oturmayın. Arka koltuktan hızla
dışarı çıkmanın olanağı yoktur.
Park yaparken dikkatli olun. Arabanızı ıssız bir yere park etmek, arabanızın
çalınmasına ya da tahrip edilmesine yol açabilir.
Arabanızı yangın, kaçırma ve isyan gibi olayların potansiyel olduğu alanlardan
uzak park edin. Yerel kişiler veya yöneticiler bu konuda size tavsiyelerde bulunabilir.
• Kaçış seçeneği olan bir alanı park yeri olarak seçin.
• Boş sokaklardan kaçının. Sokakların boş olmasının genellikle bir nedeni
vardır. Bu tür durumlar patlama öncesi sakinliğin göstergesidir.
• Yoldaki kontrollerde, içinde kimlik belgelerinizden başka bir şey olmayan
ellerinizi gösterin. Kimlik belgelerinizi arabanın ön tarafına koyun. Belgeler
için çantanıza ya da cebinize doğru ani hareketler yapmayın.
• Yetkililere mümkün olduğu kadar az belge gösterin. Okunması için ne kadar az
belge gösterirseniz o kadar az ilgi görürsünüz ve o kadar az zaman
kaybedersiniz.
Eğer uzun bir yolculuk yapıyorsanız ve yerleşim yeri olmayan alanlardan
geçiyorsanız, yeteri kadar su, yiyecek ve yakıtınızın bulunduğundan emin olun.
Arabanızın camını açık tutun. Bu şekilde patlayan bir merminin sesini duyarak
önlem alabilirsiniz. Aynı nedenden ötürü yolculuk sırasında müzik dinlemeyin.
**************************
Değerli gazeteci arkadaşımız ALİ KOÇAK'ın Türkiye Gazeteciler Sendikası yayınları arasında yayınlanan "Savaşta Gazetecilik" kitabından alınmıştır. Bu konuda sıradaki yazı, aynı kitapta yer alan "Savaş muhabiri için gerekli donanımlar" bölümü olacaktır.