|
|
Irak´ta "Görüntü Savaş"
ABD ordusunu, dijital kameralarla çekilen görüntülerin dağıtılması Irak’ta zor
durumda bırakıyor. Bilim adamları bunu engellemenin zor olduğunu belirtirken,
Rumsfeld ise enformasyon çağını, ”İnsanların inanılmaz fotoğraflar çektiği,
sonra da bunları yasalara aykırı olmasına karşın medyaya verdiği bir çağ
olarak” niteledi.
Dijital kameralar küçüldükçe küçüldü ve bir pantolonun cebine sığacak boyuta
geldi. Irak’taki işkence olaylarına ilişkin fotoğraflar, bu küçücük
cihazların, nasıl büyük bir etki yaratabildiğini ortaya koydu.
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, bu etkiyi en fazla hisseden yetkililerden
kuşkusuz. Rumsfeld, Amerikan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, telekomünikasyon
teknolojisinin kullanımının savaş durumunda kontrol altında tutulamadığından
yakındı.
Yayınlanmayan görüntüler de var
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld Kongre’deki konuşmasında, ”Biz barış
zamanlarında getirilen kısıtlamalar ve enformasyon çağında, savaş hali için
belirlenen hukuk kuralları ile çalışmaya çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Rumsfeld enformasyon çağını, ”İnsanların dijital kameralarla etrafta dolaşıp
inanılmaz fotoğraflar çektiği, sonra da bunları yasalara aykırı olmasına
karşın medyaya verdiği bir çağ” şeklinde niteledi. Savunma Bakanı, ellerinde
henüz yayınlanmış çok sayıda fotoğrafın bulunduğunu ve bu fotoğrafların
öncekilerden daha da korkunç görüntüler içerdiğini itiraf etti.
Rumsfeld, Irak’taki işkence skandalı nedeniyle Başkan Bush’un kendisine
verdiği desteğe rağmen eleştirilerin hedefi olmaktan kurtulamadı. Çünkü, söze
gerek bırakmayan görüntüler, işkence emrinin bizzat Savunma Bakanı tarafından
verilip verilmediği, sorusunu doğurdu.
Sansürlemek imkansız
Dijital teknolojinin ordularda yaratabileceği etkiyi, sadece ABD değil, hiçbir
ülke ordusu hesaba katmıyordu. Oysa son gelişmeler bir medya devrimine işaret
ediyor. Almanya’nın Braunschweig Teknik Üniversitesi’nden Teknoloji Tarihi
Profesörü Herbert Mehrtens gelişmeleri, ”Görüntülerin kaydı ve
reprodüksüyonunu kontrol altında tutma olanağı çok çok az” şeklinde
değerlendiriyor.
Profesör Mehrtens, çokuluslu medya kuruluşlarının hakim olduğu bir çağda, bu
tür fotoğrafların tekelde tutulmasının ve sansürün mümkün olmadığını da
sözlerine ekliyor.
Dağıtılması çok kolay
Dijital fotoğraf makinası ve kameralar yaygınlaşalı, yaklaşık beş yıl oluyor.
Artık bir askerin nişanlısına hatıra fotoğrafı göndermek için yanına aldığı
kamera ile işkence gören tutuklular görüntülenebiliyor. Askerlerin, savaş
alanında fotoğraflar çekmesi yeni değil. Yeni olan, kayıt ve görüntüleri yayma
olanakları.
Eskiden ordular, savaş haberlerini kontrol edebiliyor ve isterlerse sansür
uygulayabiliyordu. Şimdi ise, yapılan görüntü kayıtlarının hesabı tutulamıyor.
Batılı ülke askerleri, teknolojiye hakim oldukları için çektikleri
fotoğrafları sadece CD’ye kaydetmekle kalmıyor, birkaç saniye içinde e-posta
yoluyla dünyanın bir başka ucuna gönderebiliyorlar. Eskiden askerler ile
yakınları arasındaki iletişimi sağlayan savaş postası da sansürden
geçirilirdi. Günümüzde cephede, hemen her askerin ulaşabileceği uydu
telefonları kol geziyor.
Savaşın yeni türü
Braunschweig Teknik Üniversitesi’nden Profesör Mehrtens, ”Görüntülerin savaşı
yeni bir savaş türü” diyor. Mehrtens, bu savaşın devletler tarafından
yürütülmediğine ve kontrol edilemediğine dikkat çekiyor. Örneğin, internette
yayınlanan, bir direnişçinin Amerikan askeri tarafından öldürülüşü ya da
Amerikalı işadamı Nicholas Berg‘in radikal İslamcılar tarafından infazına
ilişkin fotoğraflara, herkes ulaşabiliyor.
Irak’taki Amerikan ordu sözcüsüne göre, tutukluların görüntülenmesi yasak.
Askeri tesislerde de fotoğraf çekilmesine izin vermiyor. Ama belirtilen
koşullar dışında, askerlerin fotoğraf çekmesi serbest. Bu da zaman zaman ordu
ve devlet yetkililerinin hoşuna gitmeyen görüntülerin, basına sızmasına neden
oluyor. Görünen o ki gelecek kuşaklara bugünkü savaşları anlatacak
fotoğraflar, sadece profesyonel savaş muhabirleri tarafından değil,
amatörlerin dijital makinalarıyla da çekilmiş olacak.
Kaynak: DW Türkçe
|
|
|
|