Amerikan askerlerinin Iraklı esirlere işkence eden utanç
verici "şok eden ve korkunç" fotoğraflar, fotoğrafın halk üstündeki gücünü bir
kez daha gözler önüne serdi.
Dijital teknolojiden yararlanan amatörler tarafından
çekilen fotoğraflar; insanları çıplak, dayak yemiş ve işkence görmüş halde
sergiliyor. Bu fotoğrafların kolay ulaşılabilirliği ve internette yayılması,
hükümet tarafından ABD’nin ana medya grubuna empoze edilen iletişim
ağlarındaki korkunç “yeme zinciri” tabir edilen gücünü tuzağa düşürdü.
Askerlerin, ileride torunlarına göstermek için albümlerine birer fotoğraf
koyma isteklerinden kaynaklanan bu fotoğraflar, bizim yabancı
topraklardaki “sterilize” maceralarımıza, kumlu ve estetik olmayan bir görüntü
ekledi.
Şansımıza, halk demokrasisine inanan bireyler hala
varlığını koruyor.
Dijital fotoğraf, bu tip hareketlerin dürüstçe
sergilenmesinde önemli bir araç olarak yer tutuyor. Bu olayda, diğerlerinin
barbarlıklarından tiksinen “yurttaş” askerlerin, mantıksız olarak düşündükleri
davranışların medyaya haber olarak yansımasını görüyoruz. Geçen ay medyaya
yansıyan bir müteahhitin çektiği, Amerikan kargo uçağındaki ABD askerlerinin
tabutlarının fotoğrafının yankılarında da görüldüğü gibi, Irak’taki Amerikan
politikasına karşı halkın sıkıntısı ortaya çıkıyor.
Bir sonraki devrim, “iliştirilmiş” foto muhabirleri
tarafından değil, ucuz dijital fotoğraf makineleri taşıyan bilinçli ordu
mensupları tarafından gerçekleştirilecek. ABD askerlerini üst üste binmiş
çıplak Iraklı askerlerin önünde poz vermiş şekilde gösteren fotoğraflar,
aslında karşı koyma hakkının ve demokrasi kurumunun zaferini gösteriyor.
Liderlere –özellikle Pentagon’un yüzsüz ve isimsiz uzmanlarına- kalmayan
güven, savaş zamanlarında kişisel fotoğraf makinelerinin elden ele
dolaştırılması durumunu ortay çıkardı.
Bir sonraki devrim dijital olacak ve bugünlerde bunun
sesleri e-maillerde çıkmaya başladı.
Dijital fotoğrafları politik ve ekonomik kazanç için
kullanmanın “açık ve mevcut” tehlikesine rağmen, Irak’tan gelen yoldan çıkmış
ve pek çok kaynaklı fotoğraflar, dijital fotoğraf makinelerinin “gerçeği
gösterme” kapasitesi hakkında fikir veriyor. Dijital fotoğraf, tüm korkusu ve
görkemi ile bizim dünyayı görme şeklimizi değiştiriyor. Iraklı esirlerin
fotoğrafları, gerçeği saklamak yönünde gösterilen tüm çabalara rağmen, bize
demokratik değerlerin ve yurttaşlık haklarının yaşadığını ve korunduğunu
gösteriyor. Irak’taki son dijital fotoğraf olayı bize korkunç bir gerçeği de
gösteriyor; yeryüzündeki en “güçlü” ya da bilinen şekliyle en “büyük” ulusun
kibirlerini ve insanlara karşı akıl almaz zalimliği açığa çıkarma gerçeğini...