ANA SAYFA YAP
FAVORİLERE EKLE
Bugün,
 
 



İKİNCİ KÖRFEZ SAVAŞINDA FOTOĞRAF VE PROPAGANDA -3

Dezenformasyon Yöntemi Olarak Fotografik Propaganda!

ABD sadece teknolojik araç-gereçler ve ekonomide süper güç olmakla kalmayıp, aynı zamanda da iletişim araç gereçlerini topluma sunma, kullanma yada kullandıramama bağlamında da iletişimin süper gücü olarak karşımıza çıkmaktadır.

CNN, ABC ve Fox televizyonlarının spekülatif haber verme yarışına girdiği görülmekte; sürekli olarak Taha Yasin Ramazan ile birlikte üst düzey yetkililerden İzzet İbrahim ve Ali Hasan El-Mecit'in öldüğü, Saddam Hüseyinin sedyede olduğu, oğullarının ise kayıp olduğunun yanı sıra Umm Kasrın düştüğü belirtilerek Amerikan halkı savaşın seyri hakkında yanlış bilgilendirilmektedir. Ancak, Nietzsche'nin "Hakikatin örtüsü kaldırıldığında, onun hakikat olarak kalacağını sanmıyoruz." (22) İfadesini doğrularcasına 23 Mart 2003 Pazar günü Taha Yasin Ramazanın televizyonların karşısına çıkıp, durum hakkında dünya kamuoyuna demeç verirken görülmüştür. Öte yandan Saddam Hüseyin'in öldüğüne dair yayılan söylenceye dair inanılırlığı ortadan kaldırmak için Saddam Hüseyin'in de halk arasına çıktığı görülmüştür. Bütün yaşananlar göstererek ikna etmek ve/veya görüntü aracılığı ile maniplüle etmek olarak yorumlanabilir.

Bombardıman sırasında yaralanan Iraklı sivillere yardım eden Amerikalı askerlere ait görüntülerin (yanda) ajanslara dağıtıldığı ve bununla Amerika'nın Irak savaşına dair söylemi olan "Irak'ı Özgürleştirme Operasyonu" çerçevesinde sadece Saddam Hüseyini hedef aldıkları ve sivillere zarar gelmesini istemedikleri beyanlarını meşrulaştırmaya çalıştıkları görülmektedir. Dağıtılan bu fotoğraf ile "bizim sivillere hiçbir kastımız yok" imajı gerek Irak gerekse dünya kamuoyunun beynine ekilmeye başlamıştır.

Ekranlarda yayımlanan Saddam'ın konuşmaları tartışma konuları haline dönüştürülmekte, gerçek mi, dublör mü olduğuna dair yapılan tartışmalarda eski uşaklardan metreslere kadar herkes kullanılmaktadır. Gözlüklü olarak el yazması notları okuyan Saddam Hüseyin'e ait bir başka gün yayımlanan görüntüler gözlüksüz halde olmasına karşın gözlük masa üzerinde bir önceki görüntüye dair doğrulayıcı metafor olarak yer almaktadır.

Savaşın başlamasından önce tıpkı ilk Körfez Savaşında olduğu gibi basında eli silahlı, kanlı bir cani olarak Saddam Hüseyin imajı görsel göstergeler aracılığı ile toplumun beynine serpilmiştir. Gazetelerde yer alan durağan görüntüler "fotoğraflar" incelendiğinde Saddam Hüseyin'in silahlı, roket atarlı fotoğraflarının çoğunlukla yayımlandığı görülürken, benzer bir biçimde devingen görüntülerin yer aldığı televizyon kanallarında da silahını kullanırken, elinde kılıç varken vb görüntülerin yer aldığı görülmektedir.

İkinci Körfez Savaşında şimdiye kadar yaşananlar göz önünde tutulduğunda birden fazla sonuç çıkarabilmemiz mümkündür. İlk olarak Vietnam Savaşından günümüze, fotoğrafın görsel propaganda aracı olarak kullanımı açısından çok büyük değişikliğin olmadığı görülmektedir. İlk Körfez Savaşı, savaşın pek korkulacak bir şey olmadığı ve Saddam Hüseyin'in 20. Yüzyılın Hitleri olduğu teması üzerine kurulurken, gerek durağan gerekse devingen görüntüler bu temalar üzerine kurulmuştur. Örnek olarak saksafon çalan, kumsalda futbol, voleybol oynayan asker görüntüleri savaşın dehşetini göstermemiştir. Öte yandan petrole bulanmış karabatak kuşu ise Saddam'ın çağın Hitleri olduğu olgusunu desteklemiştir. İkinci Körfez Savaşının başlangıcında Bush'un yaptığı konuşma Irak halkını diktatörden kurtarma ve özgürleştirme teması üzerine kurulmuş olmakla birlikte referans olarak 1988 yılındaki Halepçe katliamını göstermiş ve ölen çocukların intikamının alınması söylemi üzerine Amerikan saldırısını inşa etmiştir.

İkinci olarak müttefik kuvvetler arasında da bir tür iktidar savaşının olduğu, bunun da görüntüler aracılığı ile gerçekleştiği görülmüştür. Bush'un BBC World kameraları aracılığı ile dünyayı bilgilendirmek amacıyla yapmış olduğu "ulusa sesleniş" konuşmasından evvel, hazırlık aşamasında (saçlarına sprey sıkılırken, prova yaparken göründüğü ) 2 dakikaya yakın bir süre boyunca BBC tarafından ekrana getirilmiştir. Bu durum bir teknisyen hatası olarak gösterilmesine ve kurumsal bazda Beyaz Saray'dan özür dilenmesine karşın Başkanın imajının bozulması engellenememiştir. Ülkemiz basınında "Başkan Bush canlı yayında gafil avlandı" sözleri ile tele-vole kültürü kapsamında ifade bulan görüntülerin, görece kritik bir dönemde yayınlanışı açısından imaj zedeleyici bir içeriğe sahip olduğu iddia edilebilir.

Umm Kasra sadece Amerikan bayrağının dikilmesi bunu İngilizlerin protesto etmesi ile Başkan Bush'un konuşmasının yayınlanması sürecinde yayın bağlamında "pot kırmak" biçiminde algılanan görüntülerin yayımlanması arasında zamansal yakınlık göz önüne alındığında durumun pot kırmaktan çok müttefik ülkeler arasında liderlik yarışına döndüğü izlenimi ortaya çıkmaktadır.

Son olarak, el ilanlarından, askeri birliklere iliştirilmiş görsel habercilere değin geçen süre içinde propaganda mekanizmasının günümüzde de beyin yıkama işlevini yoğun bir biçimde sürdürdüğü görülmektedir. Beyin yıkama süreci kimi zaman müttefikler arasında, kimi zaman da savaşa taraf olan ülkeler arasında gerçekleşmektedir. Bu sürecin gerçekleşmesinde teknolojinin belirleyiciliği baş rol oynamaktadır.

Teknolojinin belirleyiciliğinin önde gelen göstergesi Videophone'dur (yanda). İkinci Körfez Savaşı'nda iletişim teknolojisinin son ürünü olarak sunulan videophone, yaşananların görsel ispatı olan görüntülerin mekan tanımaksızın hemen her yerden ve her ortamdan seyircilere aktarılabilmesini sağlamaktadır. Fotoğrafın farklı bir form içinde propaganda yöntemi olarak kullanıldığının bir göstergesi olan videophone; propaganda yöntemi olarak sadece teknolojik bir yenilik değil, aynı zamanda pazarlanan yeni bir iletişim aracıdır.

ALİ M. BAYRAKTAROĞLU

ÖNCESİ İÇİN TIKLAYINIZ


(22) Baudrillard, a.g.e.s. 76