Röportaj: Emin Özmen

Suriye

Suriye
Picture 1 of 17

Suriye. Emin Özmen'in Word Press Photo ödülü alan fotoğrafı

Dünyanın en prestijli fotoğraf ödüllerinden biri olan World Press Photo’da bu yıl ödül kazananlar arasında bir Türk foto muhabirinin de ismi açıklandı. Sabah gazetesi foto muhabiri Emin Özmen’in Suriye’deki iç savaş sırasında Halep kentinde muhaliflerce falakaya yatırılan bir rejim muhbirini çektiği o an, Spot News kategorisinde ikincilik ödülü aldı ve tam 30 yıl aradan sonra Özmen bu yarışmada 3. kez Türkiye’nin adını duyurmuş oldu.

Türkiye’deki ajans ve gazetelerde çalışan pek çok foto muhabiri, dünyanın en prestijli ödülünü almak için özellikle son 10 yıldır ciddi çaba sarfediyordu. (Bunlardan biri de benim ve sayısız foto muhabirinin fotoğraf bilgilerini İngilizce’ye çevirdiğim ve seçmesinde yardımcı olduğum için diğerlerinin de heyecanını yakından biliyorum) Yarışmaya gönderilecek fotoğrafların seçilmesi, altyazılarının yazılması sürecinde pek çok haber fotoğrafçısı heyecan içinde ”belki de ben kazanırım” diye sonuçları bekliyordu. Sabah gazetesi foto muhabiri Emin Özmen, bu duyguları yaşadı. Emin Özmen, Fotomuhabiri sitesi için verdiği özel röportajda fotoğrafın hikayesini ve yaşadığı duyguları anlattı.

“Bu ödülü kazanmayı sadece ve sadece bu ülkede hakettiği yeri henüz bulamamış foto muhabirliği algısı, değeri düşürülerek içi boşaltılmış foto muhabiri olgusu için istedim.”

“Biz gerçeğin pesinde yok olup giden gazeteciler, sadece savaşın olmadığı bir dünya istiyoruz.”

Röportaj : Tolga Adanalı

 

Fotoğrafı nerede nasıl çektin ? Fotoğrafın hikayesini bize anlatabilir misin ?
Suriye de sivil ayaklanmanın başladığı Mart 2011′den sonra bir yıl geride kalırken, kendilerine Özgur Suriye Ordusu ismini veren direnişçiler ile Esad birlikleri arasındaki çatışmalar Halep şehrine sıçramıştı. Halka uzun yıllar zulmettigi söylenen Şebbiha isimli sivil polis teşkilatı ile muhalifler arasındaki çatışma her geçen gün şiddetini arttırıyordu. Temmuz ayına girildiğinde Muhalifler gündüz Şebbiha karakollarını almak icin çatışmaya girerken, Esad birlikleri kenti havadan ve karadan yoğun bombardıman altına almıştı. Muhalifler güneş battıktan sonra şehirdeki Esad muhbirlerini yakalamak için operasyonlar düzenliyordu. 30 temmuz 2012′de muhbirlere para dağıtırken yakalandığı belirtilen 2 kisi, Özgur Suriye Ordusu’nun sığındığı bir okula getirildi. Uzun süren sorgulamanın ardından üzerlerindeki fazlaca miktar paraya el konularak okulun alt katında bulunan zindana götürüldü. Ayrı ayrı devam edilen sorgulama süresince iki muhbire de sert bir sekilde şiddet uygulandı. Soruşturma sonunda suçlu oldukları anlaşılan muhbirlere gece boyunca işkence edildi. Yorulan askerler yer değişerek işkence gece boyunca sürdürüldü. Cezalarını çektiğine inanılan 2 muhbir 48 saat sonra serbest bırakıldı.

Ne kadar süre oradaydın ?
Suriye’de ki iç savaşa 3 farklı zamanda giderek toplamda 33 gün tanık oldum. Geçtiğimiz yılın Temmuz, Ağustos, Aralık aylarıydı.

Daha önce de Suriye gibi çatışma ortamlarında bulundun mu ? Ödül alan fotoğrafı çektiğin anda neler hissettin ?
Daha önceleri deprem, sel, kıtlık gibi doğal afetlerin içerisinde görev yapmıştım. Suriye’deki gibi bir çatışma ortamında ilk kez bulundum.
Fotoğrafları çekmeye başladığım anda refleks olarak sadece olayın akışına tanık oldum. Gözlerimin önünden geçen görüntünün ve olanların anlamına makineyi yere indirdiğim anda vardım. Yaklaşık 3 saat kendime gelemedim, konuşamadım ve hiçbir şeyi anlayamadım. Bu Suriye’de tanık olduğum en acı anlardan biriydi. Bundan daha vahşi durumlara da tanık oldum. Kanlar içinde vahşice öldürülen insanlar, evlerine düşen bombayla yok olup giden hayatlar ve suçsuz, acı çeken insanlar… Suriye’deki savaş 500 bin insanın komşu ülkelere göçmesine, dolaylı yollardan 2 milyon insanın etkilenmesine neden oldu. Yaklaşık 70 bin insan hayatını kaybetti. Sadece gerçeği görüntülemek isteyen ve insanlara bu gerçeği ulaştırmaya çalışan 70′den fazla gazeteci hayatını kaybetti. Biz gerçeğin pesinde yokolup giden gazeteciler, sadece savaşın olmadığı bir dünya istiyoruz.

Türkiye’deki pek çok foto muhabiri uzun yıllardır World Press Photo ödülü almak için gayret gösteriyor,  30 yıl sonra böyle bir duyguyu tadan 3. Türk oldun. Neler hissediyorsun ?
56 yıldır World Press Photo her sene dünyanın en iyi fotograflarını belirliyor. Bu yıl yarışmaya dünyanın her yerinden, 124 ülkeden 5666 fotoğrafçı 103 bin fotograf yolladı ve fotoğrafım dünyanın en iyi ikinci karesi olarak belirlendi. Bir nevi haber fotoğrafçılığının Oscar’ı olma özelliğini taşıyan WPP’yi 1983 Yılında Hürriyet gazetesi muhabirleri Mustafa Bozdemir ve Ümit Turpçu kazanımıştı. Ve 30 yıldır ülkemizde çok başarılı işlerin altına ismini yazan foto muhabiri arkadaşlarımız olmasına rağmen bu ülkeye gelemeyen ödülü bu sene kazanmak bana ve gazeteme nasip oldu. Duyduğum mutluluğu kelimelere dökmem mümkün değil aslında. Türk basını için ve Türk fotojurnalizm için çok büyük bir adım atılmasına vesile olur umarım. Bu saygın ödülü 30 senede bir değil, her sene bu ülkeye getirebilmek için çalışmalarımızı artırarak devam edeceğiz.

Yarışmaya fotoğrafı yollarken kazanabileceğini düşündün mü? Daha önce WPP’ye fotoğraf yolladın mı ?
Fotografların normal olmadığının, çok özel anların izdüşümü olduklarının farkındaydım. Ödül kazanabileceğini ümit ettim, ama yıllardır alınamamış olması tedirgin ediyordu. Daha önce sadece bir kez o da geçen sene katıldığım yarışmanın ödülünü kazanmayı sadece ve sadece bu ülkede hakettiği yeri henüz bulamamış foto muhabirliği algısı, değeri düşürülerek içi boşaltılmış foto muhabiri olgusu için istedim. Ki zaten ödül aslında bu değerler için emek veren foto muhabirlerimizin emeğinin bir karşılığıdır bana göre.

 

Emin Özmen’in özgeçmişi

1985 yılında Sivas’ta doğdu. İlk ve orta öğrenimini Sivas’ta tamamlayıp 2003 yılında Samsun 19 Mayıs Üniversitesi’nde Fizik bölümüne yerleşti. Üniversite yıllarında belgesel fotoğrafa yöneldi ve fotoröportajlar üretti. 2007’de HSBC Bankası sponsorluğunda ilk fotoğraf albümü “Anadolu’da İnsan” yayınlandı. Ardından yine HSBC Bankası sponsorluğunda Türkiye’nin 26 şehrinde uygulanmakta olan mikrokredi alarak kendilerini yoksulluktan kurtaran kadınların hikayelerini fotoğraflayıp “Türkiye’de Mikrokredi Öyküleri” isimli belgesel çalışmasını albüm haline getirdi. Fizik eğitimini bırakıp Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Fotoğraf bölümünde eğitim almaya başladı. Bu sırada 2008 yılında Sabah gazetesinde fotomuhabiri olarak görev yapmaya başladı. 2009-2010 yıllarında Avusturya Linz Sanat Üniversitesi’nde medya fotoğrafı ve belgesel fotoğraf eğitimi aldı. Aynı yıllarda Avrupa’nın birçok ülkesinde fotoğraf çalışmaları gerçekleştirdi. 2011 yılında Somali Kıtlığı’nı fotoğrafladı ve bu çalışması Ekim 2011’de Turkuvaz Kitap tarafından basıldı. Aynı yıl fotoğrafladığı yüzyılın en büyük depremi olma özelliğini taşıyan 9.0 Japonya Tsunami Depremi ve Yunanistan’da fotoğrafladığı ekonomik protestolar oldukça ses getiren çalışmaları oldu. 2012 yılında Suriye İç Savaşı’nda kaydettiği fotoğraflar ise Agence France Press tarafından tüm dünya medyasına servis edildi ve başta The New York Times, The Los Angeles Times, The Washington Post, The Guardian, El Pais, BBC olmak üzere dünyanın önde gelen medya kuruluşları tarafından geniş bir şekilde kullanıldı. Emin Özmen, halen İstanbul’da yaşamakta ve Sabah gazetesinde fotomuhabiri olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

(yazı ve fotoğraf içeriği izinsiz kullanılamaz)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>