Eugene Smith

Eugene Smith

Eugene Smith, fotoğraf kariyeri boyunca ürettiği çok sayıda foto-röportaj ile 20.yy’ın en saygı duyulan fotoğrafçılarından biri olmuştur. 2. Dünya savaşından, 1970’lerde son foto-röportajı olan Minamata Projesine dek Smith fotoğrafçının fotoğrafları, alt yazıları, başlıkları ve sergilenmesi üzerindeki edtöryal kontrol hakkını savunması ve bu konuda mücadele etmesi de onu fotoğrafçılar arasında saygın bir konuma getirmiştir. Aynı zamanda Smith, bir fotoğrafı oluşturmadan önce, dikkatli bir biçimde nesnesi üzerinde çalışması ile de ünlü bir isimdir. Smith bu özenli çalışması için: “Ben, kaydeden ve yorumcu işine bağlı gazetecinin olguları ve yaratıcı sanatçının şiiri ve edebiyatı gerekli kılan olguları arasında kalan duruş içindeyim” demektedir. Fotoğrafçı olarak Smith’in bu duruşu fotoğraflarına yansıtması., özenli ve dikkatli çalışmanın dinamiklerini kaçınılmaz bir biçimde gerekli kılmaktadır.

Smith, Wichita/Kansas’da doğmuş ve eğitimini burada tamamlamıştır. Burada 1924 ve 1935 yıllarında Katolik ilköğretim okuluna devam etmiştir. 1933 ve 1935 yılları arasında ilk fotoğraflarını çektikten hemen sonra basın fotoğrafçısı Frank Noel’in cesaretlendirmesi ile yerel gazetelerde çalışmaya başlamıştır. İlk çalışmalarında Martin Munkacsi’nin fotoğraflarından etkilenerek fotoğraflar üretmiştir. Bu dönemde babasının intiharı ile ilgili yerel gazetelere yansıyan haberler, Amerikan basının rolü ve standartları hakkında Smith’i düşünmeye iter. Smith bu gelişmenin ardından, foto muhabirliği üzerinde çalışmaya, ancak kendi deneyimlerini yüksek standartlar seviyesinde tutmaya karar verir.

Fotoğraf çalışmasını zenginleştirmek amacıyla 1936-1937 Indiana Notre Dame Üniversitesinde fotoğraf eğitimi alır. Bir yıl sonra Newsweek dergisinde kadrolu fotoğrafçı olarak çalışmaya başlar. 1938-1939 yılları arasında Black Star Fotoğraf ajansında freelance fotoğrafçı olarak çalışır. Fotoğrafları Life, Collier’s, Harper’s Bazaar, ve diğer periyodik dergilerde yayınlanmaya başlar. 1938-1941 yılları arasında Life dergisinde kadrolu fotografçı olarak çalışmaya başlar. Life dergisi için, 2. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Savaşını fotoğraflar. 1945 yılında Okinowa da yaralanır ve fotoğrafa 1947 yılında yine Life dergisiyle geri döner. 1954 yılına kadar bu dergide çalışmasını sürdürür. Bu dönemde “Cennet Bahçesine Yürüyüş” gibi başyapıt fotoğrafını, “Köy Doktoru”, “İspanyol Köyü”, “Ebe” ve Nobel ödüllü doktor Albert Schweitzer’in Kongo’da çekilen profil foto-röportajlarını gerçekleştirir. Son foto-röportajına Life dergisinin kendi isteği dışında “Merhamet Adamı” ismi koyması, Smith’in dergiden ayrılmasına neden olur. 1955 yılında Magnum Ajansına katılır. Burada iki yıl sürecek olan, demir-çelik sanayisi ve hızla artan popülasyonu ile dikkat çeken Pittsburg şehrinde proje gerçekleştirir. 1970’de ise son projesi olan, çevre kirliliği yüzünden civa zehirlenmesi vakalarının görüldüğü küçük bir Japon balıkçı köyünde Minamata Projesini gerçekleştirir.

Projeleri arasında özellikle Pittsburg Projesi, hem çalışma süresi hem da tamamlanmamış olması açısından dikkat çekicidir. 1955’de altı ay, 1957 yıllında da birkaç ay çalışara 11.000 adet negatif üretmiştir. Smith burada kurduğu karanlık oda ile seri bir biçimde çalışmalarını gerçekleştirmiştir. Kendisi için ayrılan bütçenin tamamını harcadığı gibi, kişisel birikimini de bu iş sürecinde tüketir. Tüm kaynakları tükenen sponsorlar, projeyi ancak 1964 yılında ve sadece 64 fotoğraftan oluşan bir kitap ile tamamlayabilirler. Ancak Pittsburg projesi , Smith’ in foto muhabirliği çalışmalarını farklı bir boyuta taşıması ve meslektaşlarını yönlendirmesi bakımından bir dönüm noktasıdır. Pittsburg’un günlük yaşamı ve sanayileşme sürecini fotoğraflarına yansıtan Smith, 1960’ların sonunda yine A.B.D.’de ortaya çıkan, kavramlaştırılması eğitimci Nathan Lyons tarafından yapılan “Sosyal Manzara” fotoğrafına da kaynak oluşturmuştur.

Banyoda Yıkanan Tokomo

Smith bir yıl sonra Amerikan Mimarlık Kurumu tarafından modern Amerikan mimarisini renkli film ile fotoğraflaması için görevlendirilir. 1957 – 1977 yılları arasında da bağımsız fotoğrafçı olarak çalışmalarını sürdürür. O’ nun son önemli projesi Japonya’ nın Minamata köyündeki köylülerin civadan zehirlenen bir kasaba üzerine yaptığı çalışmadır. Bu proje için sağlığını dahi tehlikeye atmaktan çekinmez.Bu çalışması nedeniyle kimyasal madde üreticilerinin kötü bir saldırısına uğrar ve Amerika’ya dönüşünde aktif gazetecilikten vazgeçip sergiler açar.

Pittsburg projesi ile yapmayı bir ölçüde başardığı, ancak istediği ölçüde kitlelere ulaştıramadığı için bir ölçüde de başarısız bulduğu, fotoröportaj anlayışını değiştirme çabasını Minamata projesi ile sağladığını söyleyebiliriz. Çünkü röportajların yayınlanması bölge halkının yaşamını değiştirecektir.

Yaşamı boyunca birçok fotoğraf ödülü de alan Smith, 1978 yılında Amerika’ da ölür.

Smith’in çalışma yönteminin temelinde, fotoğraflarını üretirken kendisine özgürlük sağlayacak yeterli bir çalışma uzamı yaratmasıdır. Bu uzamı daha az ticari kaygılarla oluşturulmuş Magnum Ajansında bulduğunu söylememiz mümkündür. Smith, hangi konuyu seçerse seçsin, o konuyu, fotoğraf makinesini ve kendisini aynı potada eritmeyi başarabilmiştir.

Smith, Konular hakkında daha fazla bigi edinebilmek için aylar geçirir. Bu sayede üzerinde çalıştığı ortamlardaki insanlar ona alışır. Çok iyi bir kompozisyon yeteneğine sahiptir. İstenmeyen şeyleri gizlemek ve birçok fotoğrafına ciddi bir atmosfer kazandırmak için dramatik ışık oyunlarını ve koyu tonlu baskıları tercih eder.

William Eugene Smith’in fotoğraf felsefesi bir cümle üzerine kuruludur: “Bir şeyi yakından görmek ve tanımak, tarif etmekten daha çok kolaydır.” Smith’in başarısındaki esası bu kısacık düşünce oluşturur.

Eugene Smith’in fotoğraf üzerine sözleri

“Bir fotoğraf çekmek için aylarca dolaştığımı bilirim. İspanya’yı çok severim.Bu ülke içerisinde istediğim pozları çekebilmek için 10 bin kilometre yol katettim. Madrit’te fotoğraf çekebilmek için öncelikle İspanya tarihini iyi bir tarihçi kadar öğrenebilmek gayreti ile yüzlerce eser okudum. Toplumu, insanları, yaşayışlarını araştırdım. Ondan sonra fotoğraf makineme elimi attım ve bir foto muhabiri olarak çalışmaya başladım. Başarının sırrını öğrenmek istiyorsanız siz de bu yoldan yürüyünüz…”

“İnsanların fotoğraflarını çekmek istiyorsanız öncelikle o insanları tanımayı öğreniniz.İnançlarını, tavır ve hareketlerini, hislerini anlamaya çalışınız. Biliniz ki kültürünüz ve meşgul olduğunuz konu hakkındaki bilginiz ne kadar derin olursa, başarı oranınız da o kadar büyük olur.

Pittsburgh’da bir çelik işçisi

“Fotoğrafını çekeceğim insanların, dağların, tepelerin, tabiatla ilgili herşeyin en canlı ve en doğal halinde olmalarını isterim. İnsanlarla konuşurum, doğayla anlaşırım ve sonra şartlar hazır olunca bir tek fotoğraf için 100-200 poz çekmekte tereddüt etmem.”

“Çok zaman binlerce kilometre yol, aylarca süren çalışmalar sonucunda elde ettiğim fotoğrafları beğenmeyip yırtıp attığım olmuştur. Unutmayınız ki insan hafızası yorulmadan, olayları bir anda kavramak ister. Öyleyse çekilecek fotoğrafta bir çok şeyi bir anda analatabilmek lazım…”

“Müzikte minörü tercih ederim ve baskıda da karanlıktan gelen ışık hoşuma gider. Karanlığı alt eden, ona üstün gelen fotoğraf hoşuma gider, fotoğraflarımın çoğu da böyledir. Fotoğrafı olduğu gibi görebilmemin yolu budur. Bence baskıda da bu daha iyi görünür.”

“Tutku, bütün büyük araştırmaların özünde vardır ve yaratıcı çabalar için önemlidir.”

“Fotoğrafçılık aslında zayıf bir ses gibidir; ancak bazen, yalnızca kimi zamanlar tek bir fotoğraf ya da birkaç fotoğraf duygularımızı alır götürür. Aklın sınırında şiddetli duygular yaratır fotoğraf… ” (Minamata, 1975)

“Bir sanatçı insafsız bir biçimde bencil olmak zorundadır. ”

“Fotoğraflarım çok karışıktır, tıpkı benim gibi… Fotoğraflarda karışıklık yarattığımda insanlar ya sınırlarını kabul ederler ya da sınırlamalarının eksikliğini… Yani sözlükte bir anlamı yok bunun. İnsanlar fotoğrafa ait imajlar arayabilir ve şaşırabilirler.” (W Eugene Smith, “Myth and Vision; On the Walk to Paradise Garden and the Photography of W. Eugene Smith.” 1987, page 8)

“Pek çok fotoğrafçı, çektiği konularla arasına bir pencere camı koyar ve onları bu camdan içeri almadığı için de yakından tanıyamaz.” (W Eugene Smith repeats an idea expressed by Edvard Steichen., Myth and Vision; On the Walk to Paradise Garden and the Photography of W. Eugene Smith.” 1987, page 33)

“Temel düşünceme göre bütün fotoğraflarım birer fiyasko. Bunu kendimi inkar etmek için veya başka bir amaçla da söylemiyorum. Ne kadar ‘’iyi’’ oldukları yönünde de hüküm veremem. Ama, bana kalırsa ‘’Banyoda Yıkanan Tokomo’’ bugüne kadar çektiğim en iyi fotoğraf. Söylemeye çalıştığım da bu anlama geliyor.” (W Eugene Smith, Myth and Vision; On the Walk to Paradise Garden and the Photography of W. Eugene Smith. 1987, sayfa 6)

“Ben, fotoğrafçılığın ne kadar potansiyelinin olduğunu bulamadım. Her ufuk, her erişim noktası, yeni bir uzaklığı açığa vuruveriyor. Beni sorarsanız; her zaman sadece eşikteyim…”

W. Eugene Smith’in, Life’a yazdığı bir mektupta negatiflerinin dergide kalmasına karşı çıkıyor ve bunu şu cümlelerle vurguluyor: ‘’Negatifler, tıpkı birer defter gibidir, yanlış başlangıçlar, geçici hevesler, zayıf taslaklar veya iyi taslaklar olabilirler, ama asla bir fotoğraf çalışmasının tamamlanmış hali değildir onlar. Fotoğrafın tamamlanmış hali, basılmış halidir, bu bir dergi için en iyi yatırımdır. En iyi fotoğraf, tamamlanmış fotoğraftır. Benim negatiflerim özeldir, tıpkı yatak odam kadar özel…”

“Ben fotoğrafı, onun yararı için kesip kısaltırım. Çünkü, dünya 35 mm’lik fotoğraf makinesine asla sığmaz. “(Picture on a Page; Photo-Journalism, Graphics and Picture Editing by Harald Evans sayfa 123)

Eugene Smith arşivinden öne çıkanlar

no images were found

 

Kaynaklar :
The Encyclopedia of Photography ; 1986
W. Eugene Smith ; Aperture Masters of Photography Series, Köneman, 1999

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>