Stefan Lorant

Stefan Lorant

Gerçek adı Lorant Istvant olan Stefan Lorant 1901 yılında Budapeşte’de doğdu. Babası, Budapeşte’deki en büyük fotoğraf stüdyosu olan Erdelyi’nin yöneticisiydi. Küçük yaşlarda fotoğraf çekmeye başlayan Lorant’ın fotoğrafları, 1914 yılında Budapeşte dergi ve gazetelerinde yayınlanmaya başladı. 1916 yılında bir filmin fotoğraflarını çekti. 1919 yılında siyasi çatışmalar nedeniyle ülkesinden ayrılmak zorunda kalan Lorant, Almanya’ya vize alamadığı için Çekoslovakya’ya gitti, burada küçük bir orkestrada kemancı olarak iş buldu. Daha sonra gittiği Viyana’da Mozart’ın yaşamı üzerine çevrilen bir filmde önce set fotoğrafçısı, sonra da ikinci kameraman olarak çalıştı. Stefan Lorant’ın sinema kariyeri daha sonra Berlin’de devam etti, burada kameraman, senaryo yazarı ve yönetmen olarak sekiz film prodüksiyonunda görev aldı. (1)

Film endüstrisinde çalışmaktan yorulan Lorant, Almancası da yeterli düzeye gelince 1923 yılında Neue Berliner Zeitung dergisinden başlayarak gazeteler için makaleler yazmaya başladı. 1925 yılında çalışmaya başladığı Das Magazin’in baş editörlüğüne yükseldi. Daha sonra sırasıyla Ufa Magazin, Der Ton ve Bilder Courier dergilerinde çalıştı. Ancak Lorant’ın editörlük kariyerinin en yaratıcı dönemi Haziran 1929 tarihinde MIP’in Berlin editörlüğüne getirilmesiyle başlar. Kısa süre sonra 1933 yılında Hitler yönetimi tarafından “koruyucu gözaltı”na alınacağı tarihe kadar sürdüreceği baş editörlüğe getirilir. (2)

Lorant, AIZ dergisinde uygulanan yaratıcı sayfa tasarımı anlayışından etkilenerek, kendi dergisinde de dinamik sayfa tasarımları uygulamaya başladı. Stefan Lorant söz konusu yıllardaki fotoğraf editörlüğü konusunda şu görüşleri savunur:

“Bugün fotoğraf editörlüğü çoğunlukla bir grubun oydaşımı şeklindedir. Yirmili yıllarda kimse bana gelip ne yapacağımı söylemezdi -ne yayıncı, ne dergiyi finanse eden kişi, hiç kimse-. Dergiye ne gireceği konusunda tek yetkili bendim, hayal gücümü kullanabilirdim. O günlerin dergileri bu günlerin dergilerinden çok daha kişiseldi. Biri yirmili yıllarda resimli dergilerinin sayfalarına baktığında editörün stilini hemen tanırdı; foto röportaj Berliner Illustrierte’den mi, yoksa Müncher veya Köllner’den mi hemen bilirdi -editörün stilini tanıyabilirdi. Bugün bu haftanın Life’ına mı, yoksa altı yıl öncekine mi baktığınızı bilemiyorsunuz -tümü tasarım ve içerik olarak aynı.” (3)

Lorant’ın MlP’in Berlin editörlüğünü yaptığı dönemde kentte 8 fotoğraf ajansı vardı. Simon Guttmann’ın yöneticisi olduğu Dephot fotoğraf ajansı Lorant’a çok sayıda fotoğraf sağlıyordu. Guttmann gibi kişilerin yönetiminde fotoğraf ajansları yeni bir rol üstlenmişlerdi. Arşiv oluşturma ve finansal konuları üstlenmenin yanı sıra, ajanslar artık dizi fotoğraf fikirleri geliştiriyor ve bunların gerçekleşmesini de sağlıyorlardı. Stefan Lorant, fotoğraflarla, kelimeleri bir araya getirmedeki ustalığıyla resimli haber dergilerinin biçimlenmesine önemli katkılar sağladı. Fotoğraflara eşlik eden altyazılar anlamlarını tekrarlamak için değil, onları daha iyi açıklamak için seçiliyordu. (4)

Lorant, fotoğraf seçimi için kullandığı kıstasları basitçe şöyle ifade ediyordu:

“Fotoğrafta poz verilmemeli; kamera, eğitimli bir gazetecinin, çağdaş olayları olduğu gibi kaydeden not defteri gibi olmalı; insanlar görünmek istedikleri gibi değil, gerçekte oldukları gibi fotoğraflanmalı, foto röportaj, salt küçük sosyal klikleri değil, her türden kadın ve erkeği konu almalı; günlük yaşam, gerçekçi, sıkıcı olmayan bir şekilde yansıtılmalı.” (5)

Stefan Lorant İngiltere’de 1934 yılında Weekly Illustrated, 1938 yılında ise Picture Post (yanda) dergilerini kurdu. Alman fotojurnalistik deneyimini aktardığı bu dergi 1,700,000′e ulaşan tirajıyla İngiltere’nin en etkili resimli dergilerinden biri oldu. Alman fotoğrafçılardan Kurt Hutton (Kurt Hübschmann) ve Felix Man’ın yanı sıra, İngiliz fotoğrafçılardan Humprey Spender ve Bill Brandt’ın da çalıştığı dergi, Lorant’ın İngiliz fotojurnalizmine yaptığı en önemli katkılardan biri olarak değerlendirilir.

1940 yılında ABD’ye göç eden Lorant, 1941 yılında yayımladığı Lincoln: “His Life in Photographs” adlı fotoğraflı biyografi kitabı ile kitap yayıncılığında yeni bir janrın da öncüsü oldu.(6) 1997 yılında yönetmen Paul Cohen, Stefan Lorant’ın yaşamını konu alan otobiyografik bir film gerçekleştirdi. Hollanda yapımı olan ve “Stefan Lorant: The Man in Pictures” adını taşıyan 48 dakikalık video filmde Stefan Lorant, fotojurnalizmin babası ve resimli biyografinin mucidi olarak tanımlanmaktadır. Topluma hitap eden konuların bulunmasında altıncı bir hisse sahip olduğu vurgulanan Lorant, bu becerisini önce Almanya, daha sonra da Picture Post dergisinin editörlüğünü yaptığı İngiltere’de etkin bir biçimde kullanmıştır. (7)

Stefan Lorant 14 kasım 1997′de yaşama gözlerini yumdu.

Stefan Lorant’ın Chamberlain and the beautiful Ilama kitabından seçmeler

no images were found

 

 
Kaynakça:
(1) www.getty.edu/gri/htmllfındingaids/lorant_m5.html
(2) Aynı web sitesi
(3) “Photojoumalism in the 1920s: A Conversation between Felix H. Man, Photographer, and Stefan Lorant, Picture Editor” Beaumont Newhall (ed), Photography : Essays and Images : Illustrated Readings in the History of Photography, The Museum of Modern Art, New York, 1980, s. 274
(4) www.getty.edu/gri/hünlfindingaio/lorant_m5.html
(5) Aktaran John R. Whiting, Photography is A Language, (New York: Ziff-Davis, 1946), Kaynak: wwv. getty.edu/gri/htmlfindingaids/lorant_m5. html
(6) Helmut & Alliot Gemsheim (1965), s. 252-53
(7) http://www.damocles.nl/idfa/9711/catalogus/lorant.html
 
 
 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>