Savaş’ta Foto Muhabirliği – Bölüm 3

Ali Koçak

Dikkat edilmesi gereken hususlar

Chris Morris’in Bosna Savaşında çektiği bir kare

• Gittiğiniz yerin kontrolünü elinde bulunduran tarafa karşı dinî, siyasi ya da başka bir yönden eleştirel görülebilecek gazete kupürü ve diğer dokümanları yanınızda bulundurmayın.

• Elektronik kayıt ve bilgisayarınızı da kontrol etmeyi unutmayın. Yukarıda sözü edilen riskleri doğurabilecek bilgilerin hafızadan silinmesi gerekmektedir.

Bosna-Hersek’te A.A’nın, temsilcisi olarak görev yaptığım sırada bir süre Hürriyet gazetesi Saraybosna temsilcisi Münire Acım ile birlikte Bosnalı Sırpların elinde tutsak kaldık. Bosnalı Sırp istihbarat birimi tarafından, o zaman için Sırpların merkezi konumundaki Pale yerleşim biriminde 3 gün sorgulandık. İstihbaratçıların bizim gazeteci kimliğimizden şüpheleri kalmayınca sorgulama sona erdi. Benim haber yazmak için kullandığım dizüstü bilgisayar istihbaratçıların en çok üzerinde durduğu bilgilenme aracı oldu. Bilgisayarın hafızasında haberin dışında, bizim yaşamımızı riske atabilecek bir bilginin olmayışı da kimliğimizin doğrulanması bakımından yararlı oldu.

• Çatışma içinde yer alan taraflardan birinin verdiği herhangi bir belgeyi gerekli olmadığı durumlarda kesinlikle taşımayın. Bu belge, karşı tarafın yanlış yorumlamasına yol açabilir.

• Asla bir tabanca ya da başka bir silah taşımayın.

• Asla sizi bir asker gibi gösterecek haki yeşil ya da benzer bir renk elbise giymeyin.

• Bir dürbün ya da anteni olan araç gibi sizin casuslukla suçlanmanıza neden olabilecek teçhizatı yanınızda taşımayın.

• Silah benzeri eşyalar konusunda dikkatli olun.

• Bir hatıra olarak, asla askeri bir belge, elbise ve teçhizatı yanınızda bulundurmayım

• Savaş bölgelerinde en ucuz ve kolay elde edebileceğiniz hediyelik (!) eşya, silahtır. Bulunduğunuz koşullarda size ilginç gelebilecek ve elde etmesi kolay olan çeşitli türde silahlar daha sonra başınızın derde girmesine yol açabilir.

Örneğin Kuzey Irak’ta, Körfez Savaşı ertesinde BM kararlan sonrasında kontrolün Kürt grupların eline geçmesiyle, hatırı sayılır bir silah pazarı oluşmuştu. Özellikle bölgede çokça kullanılan Kalaşnikof AK47 marka makineli tüfekler ve bunların özel bıçakları, deyim yerindeyse sudan ucuza satılıyordu. Bir Kalaşnikof bıçağını o günün parasıyla 100 bin Türk lirasına almak mümkündü. Bölgede çalıştığım birçok yabancı gazeteci bunları hediye olarak alıyordu. Ancak şimdi adını hatırlamadığım bir İspanyol gazeteci, biraz da abartarak, yaklaşık 10 tane bıçak birden almıştı. Bu hediyeleriyle ancak Diyarbakır Havaalanı’na kadar gidebildi. Sonradan öğrendiğimize göre gazeteci arkadaşlarına götürmeyi planladığı “sürpriz hediyeler” nedeniyle bir süre güvenlik kuvvetlerinin sorgulamasına maruz kalmış, daha sonra olayın anlaşılması üzerine serbest bırakılmıştı. Ancak, aynı olayın sıcak çatışma bölgesinde meydana gelmesi durumunda bu kadar kolay aşılamayacağı da akılda tutulması gereken bir gerçektir.

• Olduğunuzdan başka bir kişiymiş gibi görünmeyin. Böyle davranmak risk ve şüphe yaratır. Unutulmaması gereken, gazetecinin açık bilgi topladığı ve kimliğinin de gizlilik gerektirmediğidir.

• Haberleşme araçlarıyla yaptığınız görüşmelerin tarafların istihbarat birimleri tarafından dinlenebileceğini göz ardı etmeyin. Sizin için sakıncasız görülen sıradan bir şaka bile yanlış anlaşılmanıza ya da sakıncalı durumların oluşmasına neden olabilir.

Seyahat sırasında

Bir savaş foto muhabiri

Yüksek risk bölgeleri olarak adlandırılan savaş ve sıcak çatışma bölgelerinde genellikle ulaşım ve iletişim gibi altyapıların çatışmalardan hasar görmesinin yanı sıra normal koşullarda kolayca halledilebilecek küçük sorunların çözümünde zorluk çıkabilir. Bu açıdan, en azından iki araba ile seyahat etmekte yarar vardır.

Söz konusu bölgelerde dil bilen yerel kişilerin rehberlik yapması genellikle profesyonel bir işkolu haline gelmiştir. Ancak, yerel kişileri daha önceki ilişkinizden tanımıyorsanız, her zaman kuşkuyla yaklaşmanızda yarar vardır. Ayrıca güç koşullarda sizi terk edebileceklerini de göz ardı etmeyin.

Pratik olduğu durumlarda diğer gazetecilerle grup halinde seyahat edin. Eğer çalışma bölgesine ilk defa gidiyorsanız, bölgeyi bilen gazetecilerle birlikte seyahat edin. Söz konusu bölgelerde gazetecilerin birbirlerine yardımcı olmaları mesleki bir dayanışma geleneğidir.

• Arabanızın, çalışacağınız bölgenin coğrafi koşullarına uygun olmasına dikkat edin. Seyahata başlamadan önce arabanızın genel kontrolünü yaptırın.

• Yolculuk sırasında tanımadığınız kişileri arabanıza almayın. Unutulmamalıdır ki, söz konusu bölgelerde öncesini bilmediğiniz her ilişki potansiyel risk taşır.

Bazen yaralı bir asker ya da sivili arabanıza almak zorunda olduğunuzu hissedebilirsiniz. Başka bir seçenek bulmaya çalışın. Ancak yaşam kurtarmak için son çare olduğunda bunu yapın.

Aracınızda silah olmadığını sık sık kontrol edin.

Bu konuda yaşadığım bir olayı aktarmakta yarar olduğunu düşünüyorum: Hırvatistan’ın Split kentinden daha önce anlaştığım Boşnak rehber-şoförle birlikte Saraybosna’ya gitmek üzere yola çıktık. Ancak yola çıkmadan önce şoför, çok kısa bir süre için bir arkadaşını görmesi gerektiğini belirterek, kentin dış mahallelerinin birinde bulunan spor merkezine uğradı. Yaklaşık yarım saat sonra döndü ve yola koyulduk. O günlerde Bosnalı Hırvatların denetiminde bulunan sınırdan Bosna-Hersek’e giriş yaparken Hırvatlar tarafından çok sıkı bir aramadan geçtik. Yol boyunca da birçok kontrol noktasında arandık. Saraybosna’da daha sonra da görüştüğüm şoför, spor merkezinde çalışan arkadaşından aldığı iki kutu kurşunu nasıl Hırvatistan’dan getirdiğini, arabanın alt kısmına çok iyi sakladığını anlattığında ise düşünmek bile istemediğim riskli bir yolculuk yaptığımı anladım. Çevrede bulunanlar ne kadar güvenilir olursa olsun, kuşku her zaman iyidir!…

• Yerel dilde arabanıza TV veya BASIN (PRESS) yazısını yazın. Yeni bir harita ve kent planını yanınızda bulundurun. Harita okumayı ve pusula kullanmayı çok iyi öğrenmenin yaşamsal bir önemi vardır.

New Yorklu foto muhabiri Chris Hondras, Libya savaşını çekerken Misrata’da vurulark ölmüştü

Türkiye dışındaki ilk görev yerim Kuzey İrak’tı. 1993 yılında bir grup gazeteci ile Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani iie görüşmek için Cizre’den Habur Sınır Kapısı’nı geçerek IKDP karargahının bulunduğu Şaklava yerleşim birimine doğru yola çıktık. Habur’a yakın Kuzey İrak’taki IKDP yetkililerinden gerekli izinleri ve yanımıza bize eşlik edecek peşmergeleri aldıktan sonra, dağ yolundan, normalde 3 saatlik mesafeyi yaklaşık 8 saatte aşarak Şaklava’ya ulaştık. Şaklava’da 3 gün kaldıktan sonra Barzani’yle görüşme olanağını bulamadan Cizre’ye dönmek için bir Avustralyalı gazeteci ile birlikte iki araba yola çıktık. Ancak bu kez yanımızda peşmergeler olmadığından, gelirken izlediğimiz yolu hatırlayarak yolumuzu bulmak zorundaydık. Önde giden Avustralyalı gazetecinin yaptığı ilk hata, hızını arttırarak benim görüş alanımın dışına çıkması oldu. Tek başıma yolculuk ederken bir sapağa geldim. Yol ikiye ayrılıyordu ve bunlardan yanlış birini seçmem kaybolmama veya örgütsüz grupların eline düşmeme neden olabilirdi. Belki biraz da “acemi gazeteci” şansı olarak nitelendirilebilecek bir olay gelişti ve IKDP’ye bağlı bir grup peşrnerge makineli silahlarla donatılmış bir ciple yaklaştı ve ben onlara sorarak doğru yolu bulabildim. O an elimde bir bölge haritası ve pusula olmamasının ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu anladım. El yordamıyla gazetecilik yapmak da bu olsa gerek…

• Mayınlı bölgeleri sorun. Yol temizlenmiş olabilir, ancak park yerleri ya da yol kenarlarında hâlâ mayınlar bulunabilir.

Yine Kuzey Irak’ta görevlendirildiğim sırada Diana kentine yakın bir bölgedeki, Kürtlerin denetimine geçmiş Irak yönetiminin askeri karargahında haber peşinde koşarken, çocuklar da tahrip edilmiş araçlardan bakır teller ya da hurdalar topluyordu. Biz de karargahta askeri mühimmatı inceliyor, burada bulunan çocuklardan bilgi toplamaya çalışıyorduk. Bugün, karargahta ne kadar dikkatsizce dolaştığımız aklıma geldikçe, olayın korkunçluğunu daha iyi kavrıyorum. Bir süre dolaştıktan sonra az önce yanından geçtiğimiz bir telle işaretli noktada mayın olduğunu öğrendiğimizde ise dikkatsizliğimizin nelere mal olabileceğini anladık. Şans her zaman insanın yanında olmayabilir. Ayrıca bölgede en büyük sorunların başında Irak yönetiminin bölgeyi terk etmeden önce araziyi mayın tarlasına dönüştürdüğü ve bunun özellikle çocukların sakat kalmasında en büyük neden olduğu da hatırlanınca, dikkatin önemi de ortaya çıkıyor.

• Duvar yazılarına dikkat edin. Bu yazılar bölgenin politik yapısı hakkında iyi birer göstergedir.

• Araba kullanıyorsanız, güvenlik kontrol ve polis noktalarına ya da askeri birliklere yaklaşırken ani (U) dönüşü yapmak gibi tehlikeli hareketlerden kaçının. Bu tür hareketler şüpheli görüntüsü yaratarak gereksiz yere sizi hedef haline getirebilir.

Polis ya da askeri arabalara benzeyen araçları kullanmaktan kaçının. Askeri bir araçla seyahat etmeyin.

Asla arabanızı yıkamayın. Kirli bir arabanın kurcalandığı çok daha kolay anlaşılabilir.

Savaş alanında kesinlikle emniyet kemeri kullanmayın. Kurşunlardan kaçınmak için aracınızdan acele olarak çıkmak zorunda kalabilirsiniz.

İki kapılı bir arabanın asla arka koltuğuna oturmayın. Arka koltuktan hızla dışarı çıkmanın olanağı yoktur.

Park yaparken dikkatli olun. Arabanızı ıssız bir yere park etmek, arabanızın çalınmasına ya da tahrip edilmesine yol açabilir.

Arabanızı yangın, kaçırma ve isyan gibi olayların potansiyel olduğu alanlardan uzak park edin. Yerel kişiler veya yöneticiler bu konuda size tavsiyelerde bulunabilir.

• Kaçış seçeneği olan bir alanı park yeri olarak seçin.

• Boş sokaklardan kaçının. Sokakların boş olmasının genellikle bir nedeni vardır. Bu tür durumlar patlama öncesi sakinliğin göstergesidir.

Ali Koçak’ın kitabından derlenmiştir

• Yoldaki kontrollerde, içinde kimlik belgelerinizden başka bir şey olmayan ellerinizi gösterin. Kimlik belgelerinizi arabanın ön tarafına koyun. Belgeler için çantanıza ya da cebinize doğru ani hareketler yapmayın.

• Yetkililere mümkün olduğu kadar az belge gösterin. Okunması için ne kadar az belge gösterirseniz o kadar az ilgi görürsünüz ve o kadar az zaman kaybedersiniz

Eğer uzun bir yolculuk yapıyorsanız ve yerleşim yeri olmayan alanlardan geçiyorsanız, yeteri kadar su, yiyecek ve yakıtınızın bulunduğundan emin olun.

Arabanızın camını açık tutun. Bu şekilde patlayan bir merminin sesini duyarak önlem alabilirsiniz. Aynı nedenden ötürü yolculuk sırasında müzik dinlemeyin.

 

Değerli gazeteci arkadaşımız ALİ KOÇAK’ın Türkiye Gazeteciler Sendikası yayınları arasında yayınlanan “Savaşta Gazetecilik” kitabından alınmıştır. Bu konuda sıradaki yazı, aynı kitapta yer alan “Savaş muhabiri için gerekli donanımlar” bölümü olacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>